Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/2733 E. 2010/2870 K. 24.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2733
KARAR NO : 2010/2870
KARAR TARİHİ : 24.05.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat … … Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, 17.02.2005 tarihli “Antlaşmadır” başlıklı sözleşmeye dayanılarak açılmıştır. Davacı, dava dışı … ve …’ın davalıya yaptığı imalâttan dolayı tahakkuk eden alacaklarının kendisine temlik olunduğunu ileri sürerek davalı hakkında icra takibi yapmış ve takibe itiraz edilmesi üzerine itirazın iptâli, takibin devamına karar verilmesini ve %40 icra inkâr tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir. Mahkemece davalının teklif olunan yemine icabet etmemesi sebebiyle davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davada taraf sıfatı kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece resen gözetilmelidir. Davacı tarafından takibe dayanak yapılan 17.02.2005 tarihli belge adi yazılıdır. Alacağın temlikinin geçerli olabilmesi için temlik sözleşmesinin geçerli bir yazılı belgeye dayanması gerekir. Oysa anlaşmada isimleri geçen ve alacaklarını temlik ettiği yazılı bulunan … ile …’ın imzaları incelenmemiştir. Bu nedenle mahkemece öncelikle yazılı belgedeki … ve …’ya ait olduğu ileri sürülen imzaların sıhhati, isticvap ve gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle belirlenmeli, imzaların bu kişilere ait olmadığının anlaşılması halinde dava reddedilmelidir.
Yapılacak inceleme sonucunda imzaların … ve …’ya ait olduğunun saptanması halinde ise; masrafı davacıdan alınarak ve davalı için yapılan imalâta ilişkin belgeler ibraz ettirilerek imalâtın yapıldığı tarih itibariyle mahalli rayiçlerden bedelinin ne olduğu bilirkişiden alınacak raporla belirlenip davalının asıl yükleniciye yaptığı ödemeler varsa incelenerek ve alacaktan düşülerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan ve yemine ilişkin işlemlerin usulüne uygun olmadığı düşünülmeden davanın kısmen kabulüne ilişkin karar doğru bulunmamış, bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 750,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalıya verilmesine, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 24.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.