YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1371
KARAR NO : 2010/1563
KARAR TARİHİ : 18.03.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve sayılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davalı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat …. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, 28.09.1998 tarihli inşaat yapım sözleşmesine dayanılarak açılmış olup, davacı iş sahibi, sözleşmenin davalı müteahhidin temerrüdü nedeniyle feshedilmiş olduğunu tespitiyle, davalıya fazladan ödenen 124.558.641.358 eski TL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna dayanılarak 124.558,64 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsiline dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Sözleşmenin imzalanmasından sonra davalı tarafından davacıya gönderilen 04.04.2000 tarihli dilekçe üzerine 01.05.2000 tarihinde imzalanan tutanak ile ödemelerin gecikmesi halinde uygulanacak fark ile malzeme ve akaryakıt fiyat farklarının ödemenin yapıldığı tarihteki fiyatlar ile hesaplanacağına dair anlaşma yapılmıştır. Mahkemece alınan bilirkişi raporlarında bu tutanağın dikkate alınmadığı anlaşıldığından, tutanak hakkında taraflar isticvap edilerek bu belgenin bağlayıcı kabul edilmesi halinde, bilirkişilerden ek rapor alınıp, tutanak esaslarına göre, yüklenici alacağı hesaplanıp, davada fazla ödeme olup olmadığı karara bağlanmalıdır.
3-Davada, fesih isteminde bulunulduğu halde akdin feshi ile ilgili dava yönünden müspet veya menfi bir karar verilmemiş olması ve davalı 18.04.2003 tarihli ihtarda verilen süre dikkate alındığında 30.04.2003 tarihinde temerrüde düşürüldüğü halde, faizin bu tarih yerine dava tarihinden başlatılmış olması da yerinde görülmemiştir.
Karar, belirtilen sebeplerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, hükmün 2. bent uyarınca davalı …, 3. bent gereğince de davacı kooperatif yararına BOZULMASINA, 750,00’şer TL duruşma vekâlet ücretinin taraflardan karşılıklı olarak alınarak vekille temsil olunan diğer tarafa verilmesine, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 18.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.