Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/7772 E. 2012/14629 K. 17.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7772
KARAR NO : 2012/14629
KARAR TARİHİ : 17.09.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 01/05/1987-01/01/2008 tarihleri arasında Tarım … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R
Dava; davacının 01.05.1987 – 01.01.2008 tarihleri arasında Tarım … sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa’da 506 sayılı Yasa’nın 79.maddesine koşut geçmiş tarım … hizmetlerinin tesbitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. 2926 sayılı Yasa’nın 7. maddesi hükmüne göre, bu yasaya göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kurum’a başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. Anılan Yasa’nın 5. maddesi ile 7. madde de belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı hükmü getirilmiştir. 2926 sayılı Yasa’nın 2. ve 3. maddeleri kapsamında, kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlardan yasanın uygulanma tarihinde 50 yaşını dolduran kadınlarla, 55 yaşını dolduran erkekler dışındakiler bakımından tarım … sigortalılığı zorunlu sigortalılık niteliğinde bulunmaktadır.Başka bir ifade ile sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçip kaçınmak mümkün değildir. Diğer yandan resen tescil başlığını taşıyan 9.maddeye göre bu yasa kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren 3 ay içinde Kurum’a kayıt ve tescilini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurum’ca re’sen yapılması gerekmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 36.maddesi kapsamında Kurum’un prim alacaklarını Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi mümkündür. Bu bağlamda 2.madde kapsamına girenlerin belirtilen şekilde prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek …’a ödenmesi halinde kayıt ve tescil için kurum’a başvuru olmasa dahi bahse konu biçim de prim ödenmesi suretiyle kayıt ve tescil konusundaki iradelerini ortaya koydukları tartışmasızdır. …’un iş bu prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil mükellefiyetine aykırılık teşkil etmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 10.maddesine göre kayıt ve tescil işlemlerinde Valilik, Kaymakamlık, Özel İdare, Belediye, Muhtarlık ve Nüfus İdareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifler kanununa göre kurulan … Kooperatifleri ile Birliği, T…. Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir. Bu kayıtların tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olduğu ortadadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1994/187 E, 1994/401 K sayılı kararı ile “ …., ” olan soyismini “ … ” olarak değiştirdiği, 25.03.1985 tarihli ve köy muhtarınca düzenlenerek davalı Kurum’a bildirilen “ Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanların Bildirim Cetveli ” başlıklı listede davacının da “ 1949 doğumlu, İsmail oğlu, Yusuf Koç ” olarak bildirildiği, belgenin içeriğinde “ Yukarıda kimliği yazılı kişilerin muhtarlığım mahallinde kendi adına ve hesabına tarımsal faaliyette bulunduğunu onaylarım ” şeklinde ibarenin bulunduğu, davacının teslim ettiği ürünlerden yapılan prim kesintisi, kooperatif kaydı bulunmadığı, 01.08.1987 tarihinden beri devam eden ziraat odası kaydı bulunduğu, 01.01.2008 tarihinden itibaren davalı Kurum tarafından Tarım … sigortalısı olarak tescil edildiği, zabıta ve muhtar araştırmalarında 1987 – 2008 tarihleri arasında tarımla uğraştığının bildirildiği, yine daha önce köy azalığı ve muhtarlık yapmış tanıkların da davacının annesinden kalan yaklaşık 100 dönüm arazıde tarımla uğraştığını beyan ettikleri anlaşılmaktadır.
Her ne kadar “ Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanların Bildirim Cetveli ” başlıklı listede davacının adı bulunmaktaysa da Sosyal Güvenlik Kurumu köyde yaşamadığının köy muhtarınca belirtilmesi nedeni ile davacı adına giriş bildirgesi düzenlenmediğini bildirdiği görülmüştür.
Mahkemece yapılacak iş; davacının gerçekten 1987 – 2008 yılları arasında köyde yaşayıp yaşamadığını, yaşamamış ise ne kadar süre köy dışında yaşadığını, talep edilen dönemde köy muhtar veya azalığı yapmış tanıkları dinleyerek, ayrıca bu hususlarda zabıta araştırması da yaptırmak suretiyle etraflı bir şeklide araştırarak ve davalı Kurum’dan da davacının köyde yaşamadığının köy muhtarınca bildirildiği evraklar istenilip evraklardaki hususlar da etraflıca araştırılarak varılacak sonuca göre hüküm kurmaktan ibadettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine 17/09/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.