Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/2445 E. 2010/11197 K. 13.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2445
KARAR NO : 2010/11197
KARAR TARİHİ : 13.09.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıların murisi … ile yaptığı kira sözleşmesi uyarınca … Caddesi 191 nolu işyerinin kiracısı olduğunu, kiralayanın kira alacağına istinaden başlattığı icra takibine itiraz ettiğini, kiralayan tarafından itirazın iptali davası açıldığını, mahkemenin itirazın kısmen iptaline karar vermesi üzerine, kararın miras bırakan kiralayan tarafından icraya konulduğunu, bunun üzerine icra dosyasına ödeme yaparak kararı temyiz ettiğini, kararın yargıtay tarafından bozulduğunu ve mahkemece davanın reddine karar verildiğini ileri sürerek ödediği 141.640,00 TL alacak ile ödeme tarihinden itibaren işleyen 72.217,00 Tl’nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı,zamanaşımı def”inde bulunarak, tarafların birbirlerini ibra ettiklerinden davanın reddine karar verilmesini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın kısmen kabul ile 174.217,00 Tl alacağın, asıl alacak tutarı olan 102.000,00 TL’sinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline,fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş;hüküm,davacı ile davalılar … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
1-İcra İflas Kanunu’nun 40.maddesi hükmünce bir ilam hükmü icra edildikten sonra Yargıtay’ca bozulduğundan aleyhine icra takibi yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı kati bir ilamla tahakkuk ederse, ayrıca hükme hacet kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski haline iade
2010/2445-11197
olunur. Hal böyle olunca davacının dava açmakta hukuki yararı yoktur. davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 13.9.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.