YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/450
KARAR NO : 2010/9212
KARAR TARİHİ : 23.06.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya banka havalesi ile 25.000 dolar borç para verdiğini, borcun ödenmemesi üzerine icra takibi yaptığını, takibe haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, davacının kendisine olan borcuna karşılık yaptığı ödemeyi ödünç vermiş gibi gösterdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının banka havalesi ile davalıya 25.000 dolar miktarında para gönderdiği ve davalının da bu parayı aldığı ihtilafsızdır. Davacının bu parayı borç olarak gönderdiğini ileri sürmesine rağmen davalı da, davacıya kendisinin verdiği borca karşılık ödemenin buna istinaden yapıldığını, paranın borç olarak gönderilmediğini savunmuştur.Hemen belirtmek gerekir ki havale bir ödeme vasıtası olup, var olan bir borcun ödendiğini gösterir. Bu karinenin aksini havaleyi gönderen şahsın ispat etmesi gerekir. Davalı bu parayı aldığını, ancak kendisinin vermiş olduğu borca istinaden paranın gönderildiğini savunmak suretiyle gerekçeli inkarda bulunmuştur. Öte yandan banka dekontunda,paranın gönderiliş nedenine ilişkin herhangi bir şerhin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu haliyle havale paranın borç olarak gönderildiğini ispata yeterli değildir. Somut olayda, davalı karz ilişkisini inkar ettiğine göre, karz ilişkisinin varlığını davacının kanıtlaması gerekir. İspat yükü kendisine düşmeyen tarafın yönelttiği yemin de sonuca etkili değildir.
2010/450-9212
Davacı, ibraz ettiği delillerle iddiasını kanıtlayamamıştır. HUMK.’nun 288. maddesi gereğince miktar itibariyle olayda tanık da dinlenemez. Ne var ki, davacı delil listesinde,” sair ilgili mevzuat “demek suretiyle yemin deliline de dayandığı anlaşıldığından davalıya yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 23.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.