Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/6593 E. 2010/485 K. 02.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6593
KARAR NO : 2010/485
KARAR TARİHİ : 02.02.2010

Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
DavaKat Malikleri Kurulunu temsilen yönetici tarafından yüklenici şirket aleyhine açılmış olup, ilamsız icra takibine itirazın iptâli ve takibin devamı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-İİK’nın 67/II. maddesi uyarınca itirazın iptâli davalarında alacaklının tazminatla sorumlu tutulabilmesi için, takibinde haksız ve kötüniyetli olması gerekir. Somut olayda davacı, davalı yükleniciden rucûen alacak isteminde bulunmuş olup takipte haksız görülmüş ise de; davacı alacaklının kötüniyetli olduğu kanıtlanmadığından koşulları oluşmadığından kötüniyet tazminatı isteminin reddi yerine kabulü doğru olmamıştır.
Davalı yüklenicinin temyiz itirazlarına gelince;
3-Davacı yönetim ile davalı şirket arasında BK’nın 355. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ilişkisi bulunmamaktadır. Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi dava dışı arsa sahipleri ile davalı şirket arasında yapılmış olup, 18.05.2004 tarihi protokolle tasfiye edilerek sonuçlandırılmıştır. Dava konusu edilen işler de 634 Sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 20/2 ve 35/i maddelerinde sayılan apartmanın ortak alanları ve yöneticinin görevleri arasında da değildir. Bu durumda davacı yöneticiliğin aktif husumet ehliyeti bulunmadığı, kat maliklerinin ödedikleri prim bedellerini bağımsız bölüm satın aldıkları, arsa sahipleri yada yükleniciden isteyebileceklerinden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme sonucu, kısmen kabul kararı verilmesi de usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Belirtilen sebeplerle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1.) bendde açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, diğer bentler uyarınca tarafların temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün (2.) bent gereğince davacı, (3.) bende göre de davalı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 02.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.