YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7324
KARAR NO : 2011/9020
KARAR TARİHİ : 07.07.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
ASLİ MÜDAHİL
TALEBİNDE BULUNANLAR : … VD.
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 18.11.2005 ve 20.11.2005 gününde verilen dilekçeler ile tapu iptali ve tescil, 10.03.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile olmadığı takdirde alacak istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 16.06.2010 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ile asli müdahale talebinde bulunanlar vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 03.05.2011 günü murafaa icrasından sonra dosyada görülen eksiklik nedeniyle evrak mahalline iade edilmiştir. Anılan eksikliğin giderilmesinden sonra dosya tekrar Dairemize gönderilmiş olmakla, içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Asıl ve birleşen davada davacı şirket; Marmaris/Beldibi köyü 250 parsel numaralı taşınmazda inşa edilecek villaların yapılıp, pazarlanması için davalı … … ile kendi adına asaleten diğer davalıları da temsilen 9.9.2002 tarihli prensip anlaşması imzalandığını belirterek bu anlaşma uyarınca tapu iptali ve tescil isteminde bulunmuş, 10.03.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile de tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde davalı … …’e gönderilen fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 500.000 İngiliz Sterlininin yasal faizi ile tahsilini istemiştir.
04.04.2010 tarihli ve harcı yatırılan dilekçeler ile asli müdahale talebinde bulunanlardan; … ve … 250 parselde 16 ve 19 no’lu bağımsız bölümlerin bedellerini Aegean … Villas Ltd. Şti. aracılığı ile davalı … … hesabına havale edilmek suretiyle ödendiği belirtilerek 225.000 İngiliz Sterlininin faizi ile tahsilini istemişler, yine … 13 nolu bağımsız bölümün bedelini Aegean … Villas Ltd. Şti. aracılığı ile davalı … … hesabına havale edilmek suretiyle ödendiği belirtilerek 96.960 İngiliz Sterlininin faizi ile tahsilini istemiştir.
./..
2011/7324-9020 -2-
Davalılar, 09.09.2002 tarihli prensip anlaşmasının davacı şirkete mülkiyet aktarımı isteminde bulunma hakkı vermeyeceğini, bu anlaşmaya göre davacı şirketin inşaat masrafı olarak, 13.12.2002 ila 17.10.2005 tarihlerinde davalı … hesabına gönderdiği toplam 561.821 İngiliz Sterlini havale tutarına bir itirazlarının olmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, mülkiyet aktarımına ilişkin asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili ile ayrı ayrı asli müdahalede bulunanlar vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve dosya içeriğine göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2-HUMK’nun 83. ve takip eden maddeleri ile düzenlenen ıslah, taraflardan birinin yapmış olduğu bir usül işleminin tamamen veya kısmen düzeltilmesidir. Davanın kısmen olduğu gibi tamamen ıslahı da mümkündür. Hemen belirtmek gerekir ki karşı tarafın muvafakatı olmadan iddia ve savunmanın değiştirilmesi ya da genişletilmesi olanaklı değil iken ıslah, tek taraflı bir irade açıklaması ile kullanılır ve karşı tarafın muvafakatine de bağlı değildir. Ayrıca, aynı yasanın 87/son maddesinin Anayasa Mahkemesinin 20.07.1999 tarihli 1999/1 – 33 sayılı kararı ile iptal edilmesi sonucu koşulların varlığı halinde müddeabihin artırılması da olanaklı hale gelmiştir.
Islah kurumuna ilişkin bu genel açıklamalardan sonra somut olaya döndüğümüzde; davacı usulüne uygun 10.03.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile netice-i talebini arttırarak tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde taşınmazın satın alınması ve üzerine inşaatlar yapılması amacı ile davalı … …’e yapılan havale tutarından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 500.000 İngiliz Sterlininin yasal faizi ile tahsilini istemiştir. Mahkemece ıslah dilekçesi çerçevesinde inceleme yapılarak sonucuna göre tazminat istemi hakkında bir karar verilmesi gerekirken, bu istem hakkında olumlu-olumsuz bir karar verilmemesi doğru görülmemiştir.
3-Davaya asli müdahale, Usul Kanununda düzenlenmemiş ancak bazı özel kanunlar davaya asli müdahaleye olanak tanımıştır. Asli müdahalede bir kişi bir şey veya hak üzerinde çekişme devam ederken o şey veya hakkın davanın taraflarına değil, kendisine ait olduğunu ileri sürmektedir. Davaya asli müdahale talebinde bulunacak olanın bir dava açılırken ne tür harç ve giderleri ödemesi gerekiyorsa müdahale istemi sırasında da aynı harç ve giderleri ödemesi gerekir.
./..
2011/7324-9020 -3-
Somut olayda ise; asli müdahalede bulunanlar bu taleplerini, harcını ödemek suretiyle mahkemeye verilen dilekçeleri ile ileri sürdüklerinden, muayyen bir şey üzerinde hak iddiasında bulundukları sabittir.
Mahkemece, asli müdahale isteklerinin kabulü ile istemlerinin esası hakkında olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulması gerekirken asli müdahale talebinin ara kararıyla reddedilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple de kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle davacı şirket vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bent uyarınca davacı şirket vekilinin, (3) numaralı bent uyarınca da asli müdahale talebinde bulunanlar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin yatırılan temyiz harcının yatıranlara iadesine, 825 TL. Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak, davacı şirket ve asli müdahalede bulunanlara verilmesine, 07.07.2011 tarihinde oy birliği ile karar verildi.