Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/18379 E. 2012/15001 K. 19.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18379
KARAR NO : 2012/15001
KARAR TARİHİ : 19.09.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, kendisine ait taşımacılık ve servis işlerinin kurum tarafından re’sen mükerrer olarak yapılan tescilin iptaline, mükerrer tescil nedeniyle prim tahakkuku yapılamayacağının ve idari para cezası tahakkuk ettirilemeyeceğinin tespitiyle aksi yöndeki kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, mahkemenin görevsizliğine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
Dava, davacıya ait taşımacılık ve servis işyerinin Kurum tarafından mükerrer olarak yapılan tescilinin iptali, bu mükerrer tescil nedeniyle prim tahakkuku yapılamayacağının tespiti ve idari para cezası tahakkuk ettirilemeyeceğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın Adli Yargı kolunda açılamayacağından mahkemenin görevsizliğine ve davacının idari yargı kolunda dava açmakta muhtariyetine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık, görevli yargı yolunun belirlenmesi noktasında toplanmaktadır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmiş olup Yasa’nın 101.maddesine göre bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür.
5510 sayılı Yasa’nın “Kurumca verilecek idarî para cezaları” başlıklı 102.maddesinin 4.fıkrasına göre “İdarî para cezaları ilgiliye tebliğ ile tahakkuk eder. Tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde Kuruma ya da Kurumun ilgili hesaplarına yatırılır veya aynı süre içinde Kuruma itiraz edilebilir. İtiraz takibi durdurur. Kurumca itirazı reddedilenler, kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde yetkili idare mahkemesine başvurabilirler. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde, idari para cezası kesinleşir.”
6100 sayılı HMK’nın 114/1-b maddesine göre “yargı yolunun caiz olması” dava şartı olup mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir.
Somut olayda, idari para cezası tahakkuk ettirilemeyeceğinin tespiti ve dari para cezasının iptali istemine ilişkin uyuşmazlığın çözüm yeri 5510 sayılı Yasa’nın 102.maddesinin 4.fıkrasına göre idari yargı olduğundan davanın bu bölümünün 6100 sayılı HMK’nın 114/1-b maddesine göre dava şartı olan “yargı yolunun caiz olmaması” nedeniyle usulden reddine karar verilmek üzere tefrikine, davacıya ait taşımacılık ve servis işyerinin Kurum tarafından mükerrer olarak yapılan tescilinin iptali ve bu mükerrer tescil nedeniyle prim tahakkuku yapılamayacağının tespitine yönelik istem ise 5510 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlık olduğundan İş Mahkemesi görevli olması nedeniyle bu istemler yönünden işin esasına girilerek olumlu yada olumsuz bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde dava konusu uyuşmazlığın tamamının çözüm yerinin idari yargı olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine
19/09/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.