YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3526
KARAR NO : 2010/4046
KARAR TARİHİ : 13.07.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve sayılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat … …. Davalı asıl … gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, İcra ve İflas Kanunu’nun 72. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup; Antalya 7. İcra Müdürlüğü’nün 2004/2846 takip sayılı icra dosyasında takibe dayanak alınan bonolardan ve takip konusu alacaktan ötürü davacının davalılara borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davalılardan … hakkındaki davanın reddine; davalı … hakkındaki davanın ise kabulüne karar verilmiş ve verilen karar davacı kooperatif vekilince temyiz edilmiştir.
Antalya 7. İcra Müdürlüğü’nün 2004/2846 takip sayılı dosyası kapsamı incelendiğinde; 25.12.2003, 02.01.2004, 20.12.2003 keşide tarihli ve her biri 4.418,00 TL (4.418.000.000) tutarlı üç adet bono dayanak alınarak … tarafından SS Ekşioğlu Denizkent Konut Yapı Kooperatifi ile … haklarında kambiyo senetlerine özgü takip yoluyla icra takibi başlatıldığı, takibin itirazsız kesinleştiği görülmektedir. Sözü edilen icra takibine dayanak alınan bonolar, davacı kooperatifin yönetim kurulu üyesi olduğu anlaşılan … tarafından imzalanarak keşide edilmiş ve yine kendisi lehtar gösterilip bonolara yazılmak suretiyle davacıya ciro edilmiş ve geriye doğru ciro sonucu … tarafından sözü edilen icra takibi başlatılmıştır. … bonoların kooperatife teslim edilen “B kalite 68 adet kapı” bedelinin ödenmesi sebebiyle düzenlenmiş olduğunu bildirmiştir. Dosyada mevcut 23.12.2003 tarihli ve 31795 sıra numaralı sevk irsaliyesine göre 68 adet kapının dava dışı … Ltd.Şti. tarafından imal edilerek davalı …’a teslim olunduğu anlaşılmaktadır. Bu sevk irsaliyesi kapsamına göre, … kapıların imalâtçısı olan yüklenici değil, satıcı durumundadır. Kooperatif başkanlığı ile davacı arasında kapılarla ilgili yazılı sözleşme yapılmadığı gibi; davacı kooperatif de … ile herhangi bir hukuksal nitelikte akdî ilişki kurulmadığını savunarak, varlığı ileri sürülen akdî ilişkiyi inkâr etmiştir.
Dosya kapsamındaki ana sözleşmenin 46. maddesi hükmü gereğince, kooperatif adına düzenlenecek her türlü belgenin geçerli olması ve kooperatifi bağlayabilmesi için kooperatif ünvanı altında temsile yetkili olanlardan ikisinin imzası gereklidir. Antalya Ticaret Sicil Memurluğu’nun 14.06.2006 tarihli ve 2090 sayılı yazısı ile de, icra takibine dayanak alınan bonoların düzenlendikleri tarih itibariyle kooperatifi temsilen düzenlenecek belgelerin yönetim kurulu başkanı ile üyelerden birisi tarafından birlikte imzalanması gerektiği bildirilmiştir. Oysa bonolar sadece yönetim kurulu üyesi … tarafından imzalanarak keşide edilmiştir. Bu sebeple kooperatifi kambiyo senedi tanziminde temsile yetkili olmayan … tarafından bonolar keşide olunduğundan davacı kooperatifi bağlamaz. Türk Ticaret Kanunu’nun 590. maddesi hükmü gereğince, yetkili olmadığı halde gerçek veya tüzel bir kişinin temsilcisiymişçesine bir kambiyo senedini imzalayan kimse, o senetten dolayı bizzat sorumlu olur. Sonuçta, davacı kooperatif adına bonoların düzenlediği tarihte bonoları imzalayan davalı … yetkili temsilci olmadığı gibi, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 60. maddesi uyarınca kooperatifin ünvanı altına imza atılmadığından bonolar kooperatifi bağlamaz ve bu kişinin attığı imza kooperatifi borç altına sokamaz (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 28.10.1994 tarih 1994/11575 Esas ve 1994/13197 Karar; 27.06.1995 tarih ve 1995/8687 Esas ve 1995/9588 Karar, 08.11.2007 tarih 2007/17630 Esas ve 2007/20672 Karar sayılı ilâmları). Kaldı ki, kooperatifin Zülküf tarafından düzenlenen bonolara onay verdiği de kanıtlanmış değildir.
O halde, davacı kooperatifi bağlayıcı olmayan ve davalı … tarafından icra takibine dayanak alınan yukarıda belirtilen bonolar, davacı kooperatifi bağlayıcı olmadığından davalı … hakkındaki davanın da kabulü gerekirken hukuksal olmayan yazılı gerekçelerle, mahkemece, bu davalı hakkındaki davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davacı yararına BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunduğundan 750,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 13.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.