Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/2779 E. 2010/13875 K. 25.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2779
KARAR NO : 2010/13875
KARAR TARİHİ : 25.10.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit, alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı …, davalı ile 2002 ve 2003 sezonu için domates yetiştirme hususunda sözleşme imzaladığı bu sözleşmelere göre; Kooperatifin gerekli fidan ve sair desteği temin edip ürünü pazarlayacağını, Kooperatifin talimatlarına uygun olarak ürünü yetiştireceğini ve ürünü kooperatif dışında başkasına izinsiz olarak satmayacağını, sözleşme şartlarını temin için Davalı Kooperatife sadece isim ve adres yazılı, imzası bulunan boş bir bonoyu teminat olarak verdiğini, bu senede kardeşi olan diğer davacı … …….’nin imza attığını, gerek 2002 sezonunda gerekse 2003 sezonunda domatesi yetiştirdiğini ancak davalı tarafından teslim alınmadığı için dalında çürüdüğünü, noter aracılığı ile 10.10.2003 Tarihinde ihtarname gönderdiğini, cevap alamadığını, sözleşme kapsamında verilen senet nedeni ile borçlu bulunmadığımızın Tespiti ile … bu senedin İptaline, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2002 yılı geliri için Ekim 2002, 2003 yılı geliri için Ekim 2003 tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte 39.285.300.000 TL ile noter masrafı olan 22.12 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı; Sözleşmelerde Kooperatifi bağlayıcı herhangi bir taahhüt bulunmadığını, sözleşme geçerli kabul edilse bile davacıyı Kooperatife karşı bağlayan bir taahhüt olmadığını ve davacının ürününü dilediği şahsa dilediği bedelle satmakta serbest olduğunu, dava konusu senedin kambiyo senedi vasfında olduğunu, Davacı yanın uğradığı zararı fahiş miktarda gösterdiğini belirterek, davanın reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın reddine, davacıların takip miktarının %40 oranında Kötüniyet(İcra-İnkar)Tazminatına mahkumiyetine, karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2010/2779/13875
2-Davacılar, davalı taraf ile imzalanan sözleşme şartlarını temin için davalı Kooperatife bir bonoyu teminat olarak verdiklerini belirterek, sözleşme kapsamında verilen senet nedeni ile borçlu bulunmadıkların tespitini istemişlerdir. Dosya içerisinde mevcut … 2.İcra Müdürlüğü’nün 2004/768 Esas Sayılı takip dosyası incelendiğinde; davaya konu, borçlusu davacı … ……, lehdarı ise davalı kooperatif olan, 15.01.2004 vadeli, 8.941.377.840 TL bedelli bononun ciro yolu ile dava dışı ….. Gıda Ltd. Şirketine devredilmiş olduğu, Takip alacaklısı dava dışı şirket tarafından borçlular … … ….. ile …. Köyleri Yaş Sebze ve Meyve Kooperatifi aleyhine bono bedelinin tahsili için icra takibi yapıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece 14.01.2004 tarihli ihtiyati tedbir kararı ile teminat senedi ile yapılması muhtemel icra takibinin İ.İ.K’nun 72/2 Maddesi uyarınca ve %15 Teminat mukabilince durdurulmasına karar verildiği anlaşılmış ise de, 1.10.2004 tarihli celsede takip alacaklısının dava dışı şirket olup, davanın tarafı olmadığı gerekçesi ile tedbir kararının kaldırılmasına karar verildiği de belirlenmiştir. Hal böyle olunca, icra takibinin dava dışı bir şirket tarafından gerçekleştirildiği nazara alınarak davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmemesi gerekirken yazılı şekilde kötüniyet tazminatına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK’un 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenlerle davacıların diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte belirtilen nedenle temyiz olunan hükmün karar bölümünün ( 2 ) nolu bendinde yer alan “… bu davada ilgili takibin durdurulmasına yönelik tedbir kararı verilmiş olduğundan; Davacıların takip miktarının %40 oranında Kötüniyet(İcra-İnkar)Tazminatına mahkumiyetine, bu miktardaki Tazminatın Davacılardan alınarak Davalıya ödenmesine,” kısmının hükümden çıkarılmasına; yerine “yasal koşulları oluşmadığından Davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına” sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin alınan 23.20 TL. temyiz harcının iadesine, 25.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.