YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2675
KARAR NO : 2010/11864
KARAR TARİHİ : 22.09.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının Yapı Kredi Bankası’ndaki hesabına borç olarak 12.500 USD yatırdığını, borç ödenmeyince … 2.İcra Müdürlüğü’nün 2007/2134 esas sayılı dosyası ile 12.500 USD’nin ödeme günündeki kur karşılığı, takip tarihinden itibaren işleyecek faizi, icra masrafları ve vekalet ücretinin tahsili talebi ile takip yapıldığını, davalının takibe haksız itiraz ettiğini ve itiraz üzerine takibin durduğunu, bu nedenle itirazın iptali ile %40 tazminata hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, paranın babasına verilmek üzere, davacı tarafından kendisinin hesabına yatırıldığını, parayı babasına verdiğini, davacının da haberinin olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının banka havalesi ile davalıya 12.500 USD miktarında para gönderdiği ve davalının da bu parayı aldığı ihtilafsızdır. Davacının bu parayı borç olarak gönderdiğini ileri sürmesine karşılık davalı da, davacı tarafından babasına verilmek üzere gönderildiğini ve parayı babasına verdiğini, paranın borç olarak gönderilmediğini savunmuştur. Hemen belirtmek gerekir ki havale bir ödeme vasıtası olup, var olan bir borcun ödendiğini gösterir. Bu karinenin aksini havaleyi gönderen şahsın ispat etmesi gerekir. Davalı bu parayı aldığını, ancak davacının bilgisi dahilinde babasına verdiğini savunmak suretiyle gerekçeli inkarda bulunmuştur.
2010/2675-11864
Öte yandan banka dekontunda, havalenin hangi nedenle gönderildiğine ilişkin herhangi bir şerh bulunmamaktadır. O halde davalı karz ilişkisini inkar ettiğine göre, karz ilişkisinin varlığını davacının kanıtlaması gerekir. Davacı, ibraz ettiği delillerle iddiasını kanıtlayamamıştır. HUMK.’nun 288. maddesi gereğince miktar itibariyle olayda tanık da dinlenemez. Ne var ki, davacı delil listesinde her türlü yasal delil demek suretiyle yemin deliline de dayandığı anlaşıldığından davalıya yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 230.00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 22.9.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.