Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2010/1703 E. 2010/2891 K. 24.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1703
KARAR NO : 2010/2891
KARAR TARİHİ : 24.05.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, maddi tazminatın tahsili istemiyle açılmış; mahkemece, 12.395,00 TL tazminatın davalı …’tan tahsiline; davalı şirket hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş ve verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekili ve davalı … Yapı Elemanları San. ve Tic.A.Ş. vekilinin tüm; davalı … vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı … vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Davacı kooperatif ile davalı … arasında “sözleşme” başlıklı ve adi yazılı şekilde tarihsiz sözleşme yapılmıştır. Sözleşme, Borçlar Kanunu’nun 355. maddesinde tanımlandığı üzere niteliğince bir eser sözleşmesi olup; … tarafından yüklenici, davacı kooperatif tarafından ise iş sahibi sıfatlarıyla imzalanmıştır. Yüklenici davalı …, sözleşmede gösterilen koşullarla davacıya ait inşaatlardaki PVC doğramalarının yapımını yüklenmiştir. Mahkemece, yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu sunulan 27.06.2007 tarihli bilirkişi kurulu raporunda; PVC doğramaları imalâtında kullanılan destek sacının ve kullanılan ısıcamlarının ayıplı oldukları açıklanmıştır. Borçlar Kanunu’nun 360. maddesi gereğince, eser iş sahibinin kullanamayacağı ve nısfet kurallarına göre kabule zorlanamayacağı ölçüde kusurlu veya sözleşmeye önemli ölçüde aykırı olursa, iş sahibi, o işi kabulden kaçınabilir. Eserdeki kusur veya sözleşmeye aykırılık az yukarıda belirtilen ölçüde önemli değilse eser-iş sahibi, eserin değerindeki eksiklik oranında, ücreti indirebilir; eğer kusurların giderilmesi büyük harcamaları gerektirmiyorsa yükleniciyi onarıma zorlayabilir. Teknik bilirkişi kurulu raporundaki açıklamalara göre, ayıplı işler, “gizli ayıp” niteliğindedir. Davada, davacı tarafın yaptığı açıklamalar ve dava dilekçesinin kapsamı değerlendirildiğinde; yüklenici … tarafından yapılan işin davacı tarafça tümden reddedilmediği sonucuna varılmaktadır. Kaldı ki, bilirkişi kurulu raporu yeterli olmamakla birlikte işin tümden reddini gerektiren sebeplerin bulunduğunu da içermemektedir.
Borçlar Kanunu’nun 360. maddesinde iş-eser sahibine tanınan haklardan hangisinin kullanılması gerektiği, inceleme konusu işi bilir teknik bilirkişi ya da kurulu aracılığıyla yaptırılacak inceleme sonucu mahkemece belirlenir. Az yukarıda açıklandığı üzere, yüklenici tarafından yapılan işin, yanlar arasındaki sözleşme koşullarına uygun olmadığı, gizli ayıplı yapıldığı anlaşılmakta ise de; davacının talebi ve ayıpların niteliği değerlendirildiğinde, ayıp sebebiyle iş bedelinde indirim yapılması gerektiği sonucuna varılmaktadır. İndirimli iş bedelinin hesaplanmasında da “nisbî metod” uygulanmalıdır ve bu metoda göre, kararlaştırılan ücret ile yapılan işin ayıplı değerinin çarpımı sonucu oluşan miktarın ayıpsız değere bölünmesi gerekir. Bir örnekle açıklanacak olursa; kararlaştırılan ücret 200,00 TL, ayıplı değer 250,00 TL ve ayıpsız değer 400,00 TL olduğunda indirilmiş iş bedeli 125,00 TL olarak; iadesi gereken bedel ise 75,00 TL olarak bulunur.
Yukarıda açıklanan sebeplerle; mahkemece, teknik bilirkişi kurulu oluşturulmalı, olanaklı ise yerinde keşif ve inceleme yapılmalı ve gizli ayıp sebebiyle bilirkişiye indirilmiş iş bedeli hesaplattırılmalı, tüm iş bedeli ödendiğinden mahsubu yapılarak ve taleple de bağlı kalınarak davacıya iadesi gereken alacak tutarının davalıdan tahsiline karar verilmelidir.
Açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte belirtilen nedenlerle davacı vekili ile davalı şirket vekilinin tüm; davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan sebeplerle kararın davalı … yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 24.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.