YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/7954
KARAR NO : 2022/2890
KARAR TARİHİ : 06.04.2022
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 12.07.2018 tarih ve 2018/21 E. – 2018/865 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce verilen 24.09.2020 tarih ve 2018/2202 E. – 2020/616 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin inşaat sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalıdan 150.000,00 TL bedelli kalıp malzemesi alınması hususunda sözlü olarak anlaştıklarını ve müvekkilinin 30/12/2017 keşide tarihli, 150.000,00 TL meblağlı çeki avans olarak davalıya verdiğini, ancak kalıp malzemelerinin müvekkiline teslim edilmediğini, dolayısıyla çekin bedelsiz kaldığını ileri sürerek çekin bedelsizliğinin tespiti ile davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin inşaat kalıp malzemesini irsaliyeli fatura ile birlikte davacıya teslim ettiğini, çek bedelinin ödemediğini ve tedbir şerhi konularak müvekkilinin mağdur olduğunu, savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; satıma konu malların davacı tarafa teslim edildiği, davacı tarafın ibraz edilen irsaliyeli fatura altındaki imzanın müvekkilinin yetkili temsilcisine ait olduğunu bildirildiği, davacıya ticari defterlerini ibraz etmek üzere 2 haftalık kesin süre verildiği, verilen kesin sürede ve ek 2 haftalık kesin süre de ticari defterlerin ibraz edilmediği, dava konusunun miktar itibari ile tanıkla ispat edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce; ispat yükünün davacıda olduğu, davacının dava konusu çekin bedelsiz kaldığını yazılı delille ispatlayamadığı, davacının dava dilekçesinde yemin deliline dayanmakla beraber yemin hakkının mahkemece hatırlatılmaması hususunun istinaf sebebi olarak ileri sürülmediği, davacının malı teslim aldığına dair irsaliyelideki imzayı inkar etmediği, davacının ileri sürdüğü hususların hile olgusunu oluşturmaması nedeniyle bu hususta tanık dinlenemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 26,30 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 06/04/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.