YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1231
KARAR NO : 2010/3041
KARAR TARİHİ : 27.05.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava ve birleşen dava alacak istemleriyle açılmış, mahkemece verilen karar davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemizin 22.02.2007 günlü bozma ilâmında davacı yüklenici şirketin sözleşme kapsamı ile %29,7 fazlası dışında fazla iş yapıp yapmadığının, bunların yararlı ve kullanılmaya elverişli olup olmadığının yerinde keşif yapılarak bilirkişi kurulu aracılığıyla belirlenmesinden, bu nitelikte fazla iş varsa bedelinin yapıldığı tarihteki serbest mahalli piyasa rayiçlerine göre hesaplattırılmasından sözedilmiştir. Bozma ilâmındaki bu görüşün dayanağı BK’nın 410 vd. maddelerinde yer alan vekâletsiz işgörme hükümleridir.
Mahkemece Dairemizin bozma ilâmına uyulmasına karar verilmiştir. Bozma ilâmına uyma kararı verilince mahkeme tarafından bozma ilâmı gereğinin yerine getirilmesi zorunludur. Çünkü bu konuda yararına bozma yapılan taraf için kazanılmış hak oluşur.
Bilirkişiler tarafından düzenlenen raporların ayrıntılı gerekçeli ve Yargıtay denetimine uygun nitelikte olması zorunludur.
Dairemizin bozma ilâmına uyulmasından sonra yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporu bozma ilâmı içeriğine uygun olmadığı gibi Yargıtay denetimine elverişli de değildir. Bozma ilâmında açıkça %129,7 dışında fazla imalât yapılmışsa ve bunların yararlı ve kullanılmaya elverişli olduğu belirleniyorsa yapıldığı yıl mahalli serbest piyasa rayiçlerine göre değerinin belirlenmesi gerektiği açıklanmış olmasına rağmen, bilirkişi kurulu tarafından bozma ilâmından önceki aşamada alınan bilirkişi raporundan yararlanmak suretiyle ve Bayındırlık Birim fiyatları üzerinden hesaplama yapılmıştır. Bilirkişilerin bu raporları bozma ilâmına uygun olmadığı gibi, Yargıtay denetimine de elverişli değildir. Mahkemece bozma ilâmına uygun nitelikte olmayan bilirkişi kurulu raporuna dayanılarak karar oluşturulması doğru olmamıştır.
Davacı yüklenici şirket tarafından davalı Belediyeye gönderilen 01.08.2003 günlü ihtarnamede işin %130’u aşan kısmından sözedilip ödeme talebinde bulunulmuşsa da, ihtarnamede miktar yer almadığından bu ihtarname davalı Belediyeyi temerrüde düşürücü nitelikte değildir. Bu durumda davalı … dava ve birleşen dava tarihlerinde temerrüde düştüğüne göre faizlerinde bu tarihlerinden başlatılması gerekirken 05.08.2003 tarihinden başlatılması hatalı olmuştur.
Yapılacak iş, yeniden oluşturulacak ve içinde bir hukukçunun da bulunduğu bilirkişi kurulundan yerinde keşif yapılmak suretiyle Dairemizin 22.02.2007 günlü bozma ilâmında belirtilen şekilde %129,7 oranından fazla davalının kullanımına yararlı ve elverişli iş yapılıp, yapılmadığının belirlenmesinden, bu nitelikte işler varsa bedellerinin yapıldığı yıl mahalli serbest piyasa rayiçlerine göre hesaplattırılmasından, davalı … tarafından dosyaya konulan 10.10.2007 tarihli yazı ekindeki özel raporunda bilirkişiler tarafından irdelenmesinden, bilirkişi raporunun gerekçeli ve Yargıtay denetimine elverişli olmasına dikkat edilmesinden, sonucuna göre değerlendirme yapılıp, asıl davada kabul edilen miktar için dava tarihinden, birleşen davada kabul edilecek miktar için ise birleşen dava tarihinden itibaren faiz yürütülerek hüküm oluşturulmasından ibarettir.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 6,70 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 27.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.