YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1869
KARAR NO : 2012/14832
KARAR TARİHİ : 18.09.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 20/09/1994-20/03/1995 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ……, tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının davalı …’e ait işyerinde 20.09.1994-20.03.1995 tarihlerinde kesintisiz çalıştığının tespitine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulü ile yargılama sırasında ölen davalı …’ ün mirasçılarının mirası reddetmiş olmaları nedeni ile mirasçılar …, … (…) ve … yönünden yargılama gideri, vekalet ücreti ve harç alınmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı …’ ün yargılama sırasında 12.03.2009 tarihinde ölümü üzerine mirasçıları olan …, … (…) ve …’ ün Kızılcahamam Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2009/152E, 357K sayılı ve 16.07.2009 tarihli kararı ile …’ ün mirasını reddettiklerine karar verildiği bu kararın 24.07.2009 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan Türk Medeni Kanunu’ nun 612 ve devamı maddelerine göre en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras, Sulh Mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir. Mirasçılar, mirası reddederken kendilerinden sonra gelen mirasçılardan mirası kabul edip etmeyeceklerinin sorulmasını tasfiyeden önce isteyebilirler. Bu taktirde ret, Sulh Hakimi tarafından sonra gelen mirasçılara bildirilir, bunlar bir ay içinde mirası kabul etmezlerse reddetmiş sayılırlar. Bunun üzerine miras, yine iflas hükümlerine göre tasfiye edilir ve tasfiye sonunda arta kalan değerler, önce gelen mirasçılara verilir. En yakın yasal mirasçıların reddi, kendilerinden sonra gelen mirasçılar yararına olmadıkça ve bunlar Yasanın 614. maddesinde gösterilen usul çerçevesinde mirası açıkça kabul etmedikçe miras, sonra gelen mirasçılara geçmez. Bunlar, mirasbırakanın borçlarından sorumlu da tutulamaz.
Somut olayda miras, mirasbırakanın eş ve çocukları olan yasal mirasçıları tarafından reddedilmiş, tereke iflas hükümlerine göre tasfiyeye tabi duruma gelmiştir. Bu nedenle tasfiye işlemi tamamlanmadan …’ ün mirasçılarının mirası kayıtsız şartsız reddettikleri gerekçesi ile mirasçılar yönünden yargılama gideri, vekalet ücreti ve harç alınmasına yer olmadığına karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş; davalı …’ün en yakın bütün mirasçılarının mirası reddettikleri ibraz olunan mahkeme kararı ile sabit bulunduğuna göre mahallin Sulh Hakimine durum bildirilerek mirasın iflas kurallarına göre tasfiyesini sağlamak, anılan mahkemece mirası reddedilen … için atanacak ve yetkilendirilecek bir temsilci huzuru ile davaya devam edilerek sonucuna göre karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmadan usulünce taraf teşkili sağlanmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA 18.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.