YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7034
KARAR NO : 2010/2035
KARAR TARİHİ : 08.04.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hüküm davacı vekili ile davalı … vekili tarafından temyiz edilmiş davacı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … ile davalı … vekili … ve diğer davalı Vek. Av. …. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Asıl dava imalât bedelinin ödetilmesi, birleşen dava ise, 13.11.1998 tarihli inşaat yapım sözleşmesinin 21.12.2000 tarihinde tek taraflı feshi nedeniyle 40 milyar TL kâr kaybının tahsili ve davalıya verilen 09.11.1998 tarihli kesin 08.07.1998 tarihli avans teminat mektuplarının iadesi istemiyle açılmış; Mahkemece daha önceki kararların Dairemizce bozulması nedeniyle bozmaya uyan mahkemece alacak talebi hakkında verilen kararın kesinleştiği, diğer taleplerle ilgili olarak ise 08.07.1999 tarih 90302 nolu avans teminat mektubunun davalıdan alınarak davacıya verilmesine şeklinde oluşturulan karar davacı ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre davacı ve davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece davacının alacak davası ile kâr kaybının ödetilmesi ve teminat mektuplarının iadesi istemli davalar birleştirilmiştir. Davalar birleştirilmiş olsa bile her biri hakkında ayrı ayrı hüküm tesisi gerekirken infazda tereddüt yaratacak şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Diğer yandan yargılama ve önceki kararların bozulmasından sonraki yargılama ve dosya kapsamına göre davalıya verilen avans teminat mektubunun irad kaydedildiği anlaşılmaktadır. Dava öncelikle teminat mektubunun iadesi istemi ile açılmış ise de irad kaydedilmesi üzerine istirdat davasına dönüşmüştür. Nitekim davacı vekili 19.11.2001 tarihinde verdiği dilekçesi ile de davasını istirdat davasına dönüştürmüş ve 09.11.1998 tarihli 206.320.000.000 TL’lik 08.07.1999 tarihli 154.736.400.000 TL’lik ve 310.000.000.000 TL’lik teminat mektuplarının faizi ile birlikte ödetilmesini istemiştir. Bu durumda mahkemece istirdat talebi ile ilgili olarak davacıya noksan harcı ikmal etmesi için mehil verilip teminat mektuplarının hangi tarihte nakde çevrildiği de dikkate alınarak davalı iş sahibinden alınan avans karşılığında, davalıya verilen ve nakde çevrilen avans teminat mektupları bedelinin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi, harç, masraf ve vekâlet ücretinin de sonucuna göre takdiri gerekirken bu hususlar üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte yazılı sebeplerle davacı ve davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile hükmün davacı ve davalı … yararına BOZULMASINA, 750,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalı …’nden alınıp davacıya 750,00 TL’nin davacıdan alınarak davalı …’ne ve yine 750,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı Borsaya verilmesine, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 08.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.