Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/4308 E. 2010/15733 K. 11.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4308
KARAR NO : 2010/15733
KARAR TARİHİ : 11.11.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, …’ta nişanlı olduğunu, evlendikten sonra İzmir’e yerleşeceğini, bu amaçla davalıdan yatak odası ve koltuk takımı satın aldığını, eşyaların kendisine teslim edilmediğini, davalının satın alınan mobilyalarla birlikte cihaz eşyalarını da İzmir’e göndermeyi taahhüt ettiğini, bu nedenle kendisine ait cihaz eşyalarını da davalıya teslim ettiğini, davalının gerek satın alınan mobilyaları ve gerekse cihaz eşyalarını İzmir’de kendisine teslim edemediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle şimdilik 10.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, aralarındaki ilişkinin hatır taşımacılığı olduğunu, dışardan temin ettiği kamyona eşyaların yüklendiğini, kamyonun kaybolmasında kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalının satım aktinden doğan yükümlülüğünü yerine getirdiği, hatır taşımacılığı nedeniyle gönderilen kamyonun kaybolmasından sorumlu tutulamayacağı gerekçe gösterilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketici Korunması Hakkında Konunun Amaç başlıklı 1. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır
2010/4308-15733
eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacı ile davalı arasında 4077 sayılı yasada tanımlanan şekilde satış sözleşmesi ilişkisi bulunduğu anlaşılmaktadır.
4077 sayısı yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Davacı tarafından temyiz olunan kararın 1-bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA, 2-bentte gösterilen nedenle diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin alınan 17.15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 11.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.