Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/13410 E. 2010/14484 K. 02.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13410
KARAR NO : 2010/14484
KARAR TARİHİ : 02.11.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı … komisyoncusu olduğunu, dava dışı Nigar Horuz’a olan daireyi satın alması için davalıya gösterdiğini ve bu hususta sözleşme yaptıklarını, davalının 10.3.2008 tarihinde bu daireyi satın almasına rağmen komisyon ücretini ödemediği gibi icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini istemiştir.
Davalı, belgenin taşınmazın gezdirilmesinden önce kendisine imzalatıldığını, daireyi gezdiğini, davacının daire sahibine ulaşamadığını, daha sonra dava dışı kişiler vasıtasıyla daire malikine ulaştığını, davacının salt yer göstermesinin ücrete hak kazandırmadığını, satıma aracılık etmediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalıya daireyi gezdiren davacının alıcı ile satıcıyı bir araya getirmediği, ücrete hak kazanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı … komisyoncusu ile davalı arasında 5.1.2008 tarihli sözleşmenin düzenlendiği, davacının dava dışı Nigar Horuz’a ait olan daireyi davalıya gösterip gezdirdiği sabittir. Hemen belirtmek gerekirki dava dışı Malik ile davacı emlakçı arasında satış hususunda davacıya yetki veren yazılı bir sözleşmenin varlığı şart değildir. Davacının dava konusu daireyi davalı alıcıya göstermiş olmakla üzerine düşen edimi yerine getirdiğinin ve sözleşmedeki diğer koşullarının oluşması halinde de ücrete hak kazandığının kabulü gerekir. Taraflar arasındaki sözleşmede “alıcının kendisine gösterilerek gezdirilen taşınmazı sırf komisyoncuya ödemesi gereken ücreti ödemekten kaçınmak amacıyla komisyoncuyu devre dışı bırakarak satın alması veya kendisini gizleyerek üçüncü bir kişinin adına satın alması halinde komisyoncunun uğradığı zararı ve yoksun kaldığı karı ödeyeceği” hükme bağlanmıştır. Dosya arasına alınan tapu kaydında dava konusu taşınmazın …’a ait iken 10.3.2008 tarihinde satışla … … adına tescil edildiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla öncelikle taşınmazı satın alan … … ile davalı arasındaki akrabalık ilişkisinin belirlenmesi zorunludur. Mahkemece, … … ile davalıya ait nüfus kayıtları dosyaya alınarak adı geçen şahıs ile davalı arasındaki ilişki belirlenmeli, sözleşmenin az yukarıda anılan hükmüde değerlendirilerek hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Mahkemenin değinilen bu yönleri gözardı ederek yazılı şekilde karar vermesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 15.60 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 2.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.