YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11084
KARAR NO : 2010/1435
KARAR TARİHİ : 09.02.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
DavacI, 1991 yılında 342 ada 82 parsel nolu taşınmazın % 2,5 hissesine sahip olan malikler arasında yer alan davalıdan hisseye karşılık gelen 342 M2 ‘lik kısmı tapu dışı haricen satın aldığını, bedelini peşin ödeyerek zilyetliğini devraldığını ve taşınmaza ev yaptığını, taşınmazı aldığı tarihte tapusuz olduğunu, sonrasında bu yerin 3. kişiler adına tapulama gördüğünü, ancak davalının kendisine taşınmazın satış bedelini geri ödemediğini, bu nedenlerle taşınmazın rayiç değeri, ödediği vergiler ve davalıya … olduğu satış bedeli olmak üzere toplam 18.000 TL’nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davaya konu taşınmazın 1960 yıllardan bu yana ailesinin kullanımında olduğunu, bu hakka dayalı olarak tapusuz olan taşınmazın 182 M2 kısmının davacıya satıldığını, zilyetliğini 1989 yılında devrettiğini, o tarihten itibaren itibaren davacının kullanımında olduğunu, bir başka şahsa satışının söz konusu olmadığını, 2002 yılında bazı kişilerce bu yerin adlarına tescil edildiğini, davacının bu kişilere dava açması gerektiğini, davacının kendi ihmali ile zararın artmasına sebeb olduğunu belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının
aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı, davaya konu tapusuz taşınmazı davalı ile yapılan harici satış sözleşmesi ile satın alarak zilyetliğin devrinin yapıldığını, zilyetliğin devrinden sonra davaya konu yerin 3. kişiler adına tapuya tescil edilmesi nedeniyle davalının sorumluluğu gereği zapta karşı tekeffül hükümleri gereğince eldeki bu davayı açmıştır. Taraflar arasında harici satışı yapılan taşınmazın tapusuz olması nedeniyle menkul satışı hükümleri gereğince zilyetliğin devri nedeniyle sözleşme geçerlidir. BK 192 ve devamı maddeleri uyarınca hukuken geçerli bir satış söz konusu olduğundan davacı zapta karşı tekeffül hükümleri gereğince davalıdan talepte bulunabilir. Davaya konu taşınmaz tapulama tespiti sonucu 3. kişi adına tescil edilmesi nedeniyle davalı zapta karşı tekeffül hükümleri gereğince sorumludur. Davacı sözleşme geçerli olduğu için taşınmazın 3. kişi adına tesciline dair kararın kesinleşme tarihi itibariyle taşınmazın rayiç değerini davaııdan talep edebilir. Bu durumda mahkemece mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak, 3. kişiler adına tescil kararının kesinleşme tarihi itibariyle rayiç değeri belirlenerek eldeki temyiz incelemesine konu 24.07.2008 tarihli kararın sadece davalı tarafça temyiz edildiği ve davalı lehine usulü kazanılmış hakka ilişkin durum dikkate alınarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekir, bu nedenle yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan 1. bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereğince temyiz edilen kararın davalı taraf yararına BOZULMASINA, peşin alınan 189.60 TL temyiz harcının istek halinde iadesine, 9.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.