YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5039
KARAR NO : 2010/9243
KARAR TARİHİ : 24.06.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılardan 567 nolu parselde inşaatı yapılan binadan dubleks daireyi 16.3.1999 tarihinde satın aldığını tapu devrinin de verildiğini, ancak inşaatın bitirilip teslim edilmediğini ileri sürerek, taşınmazın anahtar tesliminin verilmesine, mümkün olmazsa rayiç bedelinin ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı … davacı ile yapılmış bir sözleşmenin bulunmadığını savunmuş, davalı … da, davalı müteahhit …’a ait dava konusu villayı arsa sahibi olarak tapuda devrettiğini, satış bedeli almadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının davalı …’a yönelik tüm Durmuş’a yönelik aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalı … ve müşterekleri adına kayıtlı dava konusu 567 nolu parsele ilişkin kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince davalı …’ın yetkilisi olduğu … Yapı Ltd. Şti. ile sözleşme yapıldığı, bu parseldeki zemin 1 nolu dubleks dairenin davalı … adına kat irtifaklı tapulu iken 16.3.1999 tarihinde 3000 TL.na 2010/5039-9243
Tapuda davacıya devredildiği, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunda inşaatın gerçekleşme oranının % 7 olduğu ve dava tarihi itibariyle inşaat değerinin 4.422 TL: olduğunun açıklandığı dosya kapsamı ile anlaşılmaktadır. Mahkemece, davacı ile davalı … arasında yapılmış bir sözleşme bulunmadığı, ve davalı … açısından da , tapudaki satış bedelinden fazla bedel ödediğine ilişkin de yazılı belge sunamadığı ayrıca inşaatın biten kısmının bedelinin ödenen satış bedelinden fazla olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı ile davalı … arasındaki satış resmi şekilde yapıldığı ve inşaatın bitirilip teslim edilmediği anlaşıldığına göre, davacının satış sözleşmesinin feshini talebe hakkı vardır. Geçerli satışlarda, davacının, ifanın imkansız hale geldiği tarih itibariyle satışa konu taşınmazın kaim değerini isteyebilme hakkı yasalar gereğidir. Mahkemenin bu olguya rağmen sözleşmede yazılı satış bedeli hakkında hüküm kurması bu itibarla doğru görülmemiştir. Davalının bedelin ödenmediğine ilişkin savunması ise, resmi akit belgesi karşısında hüküm ifade etmez. Mahkemece, davacıya satılan dairenin rayiç değeri saptanıp, bu değer üzerinden hüküm tesisi gerekirken, aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan 1. bent gereğince davacının davalı …’a yönelik tüm, Durmuşa yönelik diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereğince temyiz olunan mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 24.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.