YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16205
KARAR NO : 2012/15686
KARAR TARİHİ : 26.09.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, sigortalılık başlangıç tarihinin 02/10/1983 olduğunun tespitiyle, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Davacı, yurtdışında sigortalı olarak çalışmaya başladığı tarihin sigortalılık başlangıç tarihi olarak tespitini istemiştir.
Mahkemece, uyuşmazlık hakkında HMK.’nın 320.maddesi uyarınca taraflar duruşmaya davet edilmeden dosya üzerinden karar verilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
HMK.’nın 320/1.maddesinde “mahkeme mümkün olan hallerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar vereceği” belirtilmişse de bunun öncelikle ön inceleme aşamasında ve “mümkün olan hallerde” olduğu belirtilmek suretiyle sınırlı bir alan gösterilmiştir. Buna göre yargılamaya egemen olan ilkelerden olan hukuki dinlenilme hakkı gereğince hâkimin iki tarafa eşit şekilde hukuki dinlenilme hakkı tanıyarak hükmünü vermelidir. Taraflara hukuki dinlenilme hakkı verilmesi anayasal bir haktır.
HMK’nın 320/1.maddesinde duruşmaya davet edilmeden karar verilecek hallerden biri olarak HMK’nın 138. maddesinde belirtilen dava şartları ve ilk itirazlar olduğu belirtilmiştir. Bu durumda HMK’nın 27.maddesinde de belirtildiği üzere hâkim tarafların açıklama ve ispat hakkını kullanabilmeleri için ilk derece mahkemesinde mutlak surette duruşma yapılması zorunludur. Bu kuralın istisnası HMK’nın 138. maddesindeki belirtilen “dava şartları ve ilk itirazlar” yönünden dosya üzerinde inceleme yapma imkânı sağlamıştır.
Buna göre tarafların iddia ve savunmalarının toplanarak duruşma açılması ve tarafların açıklamaları dinlenildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde dosya üzerinden karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
(M)
MUHALEFET ŞERHİ
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 320/1 maddesine göre “basit yargılama usulüne” tabi davalarda mahkeme, mümkün olan hâllerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verebilir. Anılan Yasa maddesinde “mümkün olan hâllerin” tanımı yapılmadığı gibi Yasa’nın 138.maddesinde olduğu gibi dosya üzerinden karar verilebilecek hallerin “dava şartları ve ilk itirazlara” özgü olduğuna dair bir sınırlama da getirilmemiştir.
HMK’nın 3201/1 maddesinin hükümet gerekçesinde mahkemenin, dilekçelerin verilmesi aşamasından sonra, dilekçeler ve dosyada yer alan deliller yeterli görülüyorsa, ayrıca ön inceleme yapmadan ve duruşma açmadan da karar verebileceği açıkça ifade edilmiştir.
Mahkemece, taraflar duruşmaya davet edilmeden dosya üzerinden karar verilen hallerde, dosyada yer alan kayıt ve belgelerin hüküm kurmaya elverişli olup olmadığının temyiz aşamasında değerlendirilmesi ve mümkün olmadığı belirlenir ise bu nedenle kararın bozulması mümkün ise de bu yönde bir değerlendirme yapılmaksızın yalnızca dosya üzerinden karar verilmesi nedeniyle kararın bozulması anılan Yasa maddesine uygun değildir.
Yukarıda açıklanan tüm bu hususlar değerlendirildiğinde yerel mahkemece dosya üzerinden karar verilmesi hukuka uygun olduğundan kararın onanması görüşünde olduğumdan Sayın Çoğunluğun “dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda davanın esası hakkında karar verilmesi” nedeniyle kararın bozulması yönündeki kararına katılmıyorum.
… Muhalif Üye