YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5823
KARAR NO : 2012/15382
KARAR TARİHİ : 24.09.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacılar murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacıların tüm, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, iş kazası sonucu ölen işçi …’ın yakınlarının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.,
Mahkeme, davacı … için 500.00 TL ve davacı … için 500.00 TL maddi tazminat alacağı talebinin aynen kabulü ile olay tarihi olan 25.06.2007 tarihinden itibaren işlemiş olan yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, davacı eş … için 45.000.00 TL , davacı Çocuk … için 45.000.00 TL, davacı baba … için 10.000.00 TL, davacı anne … için 10.000.00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 25.06.2007 tarihinden itibaren işlemiş olan yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacıların fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine, davacıların fazlaya ilişkin maddi tazminat alacağı talepleri ile ilgili haklarının saklı tutulmasına, karar vermiştir.
Davacıların eşi, babası ve oğlu olan …’ın 25.06.2007 günü meydana gelen iş kazası sonucunda öldüğü, kazanın meydana gelmesinde ölen işçinin % 20 oranında kusurlu olduğu anlaşılmaktadır.
Zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalan sigortalının, maddi zararının hesabında, gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Gerçek ücretin ise işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarından saptanacağı, işçinin imzasının bulunmadığı işyeri ve sigorta kayıtlarının nazara alınamayacağı, işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarının bulunmaması durumunda işçinin yaşı, kıdemi, mesleki durumu dikkate alınarak, emsal işi yapan işçilerin aldığı ücret gözönünde tutularak belirlenmesi gerektiği, Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Hal böyle olunca hesap raporunun hükme dayanak alınacak nitelikte olduğundan söz edilemez.Yapılacak iş; 2008/1039 Esas sayılı dava dosyasını dosya içerisine getirterek, kesinleşip kesinleşmediğini saptamak ve gerekirse işcinin yaptığı iş, yaşı, kıdemi belirtilmek suretiyle ilgili meslek odasından emsal işçinin alabileceği günlük veya aylık net ücreti sormak işcinin gerçek ücretini tespit edip yeniden hesap raporu aldırmak ve tüm deliller bir arada değerlendirilerek karar vermektir.
Ayrıca, iş kazalarında maddi tazminat miktarı, işçinin olay tarihindeki bakiye ömrü esas alınarak aktif ve pasif dönemde elde edeceği kazançlar toplamından oluşup 60 yaşına kadar (aktif)olan dönemde ve 60 yaşından sonra da bakiye ömrüne kadar olan (pasif) dönemde elde edeceği kazançları ortalama yöntemine başvurulmadan her yıl için ayrı ayrı hesaplanarak bulunur. Bu hesaplamada pasif dönemde esas alınması gereken ücret ise muhakkak asgari ücrettir.
Somut olayda, emeklilik dönemi de denilen pasif dönem hesabında asgari ücret yerine ortalama emekli aylığının 750.00 TL olduğu belirtilerek, bu ücretin esas alınarak hesaplama yapılması da hatalıdır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davacılara yükletilmesine, 24.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.