Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/15314 E. 2012/15527 K. 25.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15314
KARAR NO : 2012/15527
KARAR TARİHİ : 25.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk(İş)Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 15/11/2002-15/11/2007 tarihleri arasında çalıştığının tespitiyle, işçilik alacaklarının faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Davanın, hizmet tespiti istemine ilişkin olup mahkemece davanın reddine karar verildiği, hükmün Dairemizce 15.3.2012 tarihinde 2012/5359 E, 2012/3814 K. sayılı ilam ile hizmet tespiti ile alacak davasının ayrılması gerektiği gerekçesi ile bozulduğu, Mahkemece alacak davasının inceleme konusu dosyadan zaten ayrıldığı belirtilerek direnme kararı verildiği ve hüküm kurulduğu, 5.7.2012 gün ve 6352 sayılı Yasa ile 5521 sayılı Yasaya eklenen geçici 2.maddesi uyarınca yapılan incelemeye ve mahkemenin direnme hükmünde dayandığı gerekçeye göre Dairemize ait anılan bozma ilamının ortadan kaldırılması gerektiği, Mahkemece verilen direnme hükmünün yerinde bulunduğu anlaşıldığından; Dairemizin 15.3.2012 gün ve 2012/5359 E, 2012/3814 K. sayılı ilamının KALDIRILMASINA, karar verilerek dosya incelendi.
2-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
3-Dava, davacının 15.11.2002 – 15.11.2007 tarihleri arasında davalı … İşletme Müdürlüğünde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacı vekilinin ibraz ettiği davalı idareye ait 31.12.2003 – 31.8.2005 tarih aralığındaki sevk pusulaların arkasında teslim alan olarak davacının görüldüğü, bu sevk pusulalarında taşıyıcı olarak görülen …, … ve … isimli tanıklar ile bazı pusulalarda sevk memuru olarak görülen … isimli davalı idare çalışanının davacının iddiaları doğrultusunda beyanları olduğu, aynı şekilde davalı idarenin istifleme işini verdiği kişilerin de tanık olarak verdiği beyanlarında davacının davalı idarede çalıştığını belirttikleri görülmüştür.
Somut olayda, davalı … İşletme Müdürlüğüne ait sevk pusulalarında davacının adının ve imzasının olması karşısında; Mahkemece, sevk pusulaları üzerinde imza ve yazı incelemesi yaptırılmadan, Orman İşletme Müdürlüğü çalışanları ile istifçilik işini verdiği ve tomruk taşıyan tanıkların çalışma olgusu hakkında çelişkili beyanları ile sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur
Yapılacak iş, davalı … İşletme Müdürlüğünden dava konusu döneme ilişkin sevk pusulalarını getirtmek, pusulalarda teslim alan olarak kimin görüldüğünü, davacının herhangi bir şekilde yer alıp almadığını tespit etmek, sevk pusulaları üzerindeki teslim alan kısmındaki imza ve yazıların davacının eli ürünü olup olmadığına dair rapor aldırmak, davalı idarede sadece sorumlu kişilerin dinlenilmesi ile yetinilmeyerek dosya içindeki dönem bordrolarından dava konusu dönemin tamamını bilecek şekilde bordro tanığı tespit etmek, aynı şekilde idareden istifleme işini alan ve istifleme işinde çalışan kişileri saptayarak bunların bilgilerine başvurmak, adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmemesi halinde, zabıta ve muhtarlık marifetiyle idareye o tarihte komşu olan ve idare ile işi olan kimselerin araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 25.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.