YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/25341
KARAR NO : 2013/14726
KARAR TARİHİ : 18.06.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, yıllık izin ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, davalıya ait işyerinde 28.10.2005-05.01.2012 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız feshedildiğini, işyerinde fazla çalışma yapmasına, ulusal bayram genel tatil günlerinde çalışmaya devam etmesine rağmen, bu çalışmalarının karşılığı olan ücret alacaklarının ödenmediğini, hak kazandığı yıllık izinlerin kullandırılmadığını ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, işyerinde çalışma arkadaşları ile uyumsuz olan davacının, sık sık ve gerçeğe aykırı şekilde sağlık raporu alarak iş düzenini aksattığını, bu nedenle iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, işyerinde fazla çalışma yapılmadığını ve ulusal bayram genel tatil günlerinde çalışılmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, iş sözleşmesinin işverence haksız feshedildiği, davacının fazla mesai ve ulusal bayram genel tatil günlerinde çalışma iddiasını tanık beyanları ile ispatladığı, gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı taraf temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışma iddiasının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, bu çalışmaların yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir.
Somut olayda, dosya içerisinde mevcut 2011 yılı Kasım ve Aralık aylarına ilişkin bordrolarda fazla çalışma ücretinin tahakkuk ettirildiği görülmektedir. Bu bordrolar davacı tarafından imzalanmamış ise de ücret ödemelerin banka kanalı ile yapıldığı dosya içerisinde kayıtlar ile sabittir. İlgili bordrolarda tahakkuk ettirilen fazla çalışma ücretlerinin davacıya banka aracılığı ile ödenip ödenmediği belirlenmeli ve ödeme yapılmış ise belirtilen dönemler dışlanarak hesaplama yapılmalıdır. Mahkemece bu hususun dikkate alınmaması ve eksik incelemeye dayalı karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 18.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.