Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/16181 E. 2010/9132 K. 22.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/16181
KARAR NO : 2010/9132
KARAR TARİHİ : 22.06.2010

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın fazlaya ilişkin isteğin yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının oğlu dava dışı … ile evlendiği sırada davalıca düzenlenen 5.7.2000 tarihli çeyiz senedi ile ziynet ve ev eşyalarının verildiğini, evlilik sonrası eşinin kendisini aldatması nedeniyle hiçbir ev eşyası ve ziynet olmadan babasının evine döndüğünü, eşyaların ve ziynetlerin davalının evinde kaldığını ileri sürerek çeyiz senedinde yazılı eşyalar ve ziynetlerin aynen teslimini, bunun mümkün olmaması halinde belirlenecek bedellerinin tahsilini istemiştir.
Davalı, Genel mahkemenin görevli olduğunu, çeyiz senedinde yazılı olan eşya ve ziynetleri davacıya verdiğini, ayrı oturan davacının eşini terk ederken eşyalarıda birlikte götürdüğünü savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacıya verilmesi vaad edilen 300 gram altınını verilmediği gerekçesiyle 300 gram altının aynen iadesine, bunun mümkün olmaması halinde bedeli olan 11.628 TL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacının, davalının oğlu … Furukoyak ile 5.7.2000 tarihinde evlendiği, bir başka değişle davalının, davacının kayınpederi olduğu ihtilafsız olup, 5.7.2000 tarihli Çeyiz senedinin sadece davalı tarafından imzalandığı hususuda sabittir. Eldeki davada davalı kayınpeder davalıdır. Davalı, davacının kayınpederi olduğu için taraflar arasında aile hukuku kapsamında bir ilişki mevcut olmayıp, düzenlenen çeyiz senedi BK kapsamında sözleşmedir. Hal böyle oluncada davaya Aile Mahkemesince değil, genel mahkemede bakılması gerekir.
2009-16181-2010/9132
Görev hususu kamu düzenine ilişkindir. Mahkeme ve taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında res’en gözetilmesi gereken bir husus olduğu gibi, görev hususunda kazanılmış bir haktanda bahsedilemez. Mahkemece, davaya bakmakla görevli mahkemenin genel mahkeme olduğu hususu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre, davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 22.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.