Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/3920 E. 2010/12886 K. 11.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3920
KARAR NO : 2010/12886
KARAR TARİHİ : 11.10.2010

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 15.11.2003 tarihinde davalı Bankanın ATM’sinden kart ile para çekmek istediği esnada, şifre dahi girmeden kartın makinede kaldığını, 17.11.2003 tarihinde banka açıldığında kartı almaya gittiğinde kartın ATM’de olmadığının söylendiğini, hesabı incelendiğinde ise çok sayıda işlem yapıldığını, 17.000,00 TL’nin nakit, havale, pos vs. şeklinde yapılan işlemler ile çekildiğini belirlediklerini, davalı bankaya ihtarname çekerek mağduriyetinin giderilmesini talep ettiğini ancak sonuç alamadığını belirterek, 17.000,00 TL maddi tazminat ve 1.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 18.000,00 TL’nin olay tarihi olan 15.11.2003 tarihinden itibaren en yüksek banka faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının kart bildirimi işlemi için müşteri hizmetlerini aradığı ana kadar dolandırıcılık işleminin meydana geldiğini, davacının polise verdiği ifadede şifreyi ve kart bilgilerini verdiğini beyan ettiğini, olayın sorumluluğunun tamamen kart sahibi davacıya ait olduğunu belirtip, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; “Davanın kabulü ile 5.286,25 TL alışveriş ve bu miktarın faizi olan 4.203,40 TL olmak üzere toplam 9.489,65 TL; pos cihazı ile yapılan harcama miktarı ve ATM’ lerden nakit olarak çekilen 11.713,75 TL ve 9.035,17 TL bu çekimlere ilişkin havale ve faiz toplamı ile birlikte toplam 20.748,92 TL olmak üzere toplam 30.575,82 TL’den, taleple bağlı kalınarak 17.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren değişken oranlardaki avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının şartlar oluşmayan manevi tazminat talebinin reddine…” karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
Tarafların temyizi üzerine, Dairemizin 2008/15100 Esas, 2009/5359 Karar sayılı ve 16/04/2009 tarihli bozma ilamı ile “Kartı ATM cihazına sıkışan davacının, daha güvenli yollardan ve en kısa sürede kartı veren bankayı haberdar etmeden kötüniyetli kişilerin kart ve kart bilgilerini ele geçirmesine sebebiyet verdiği, olayda davacının da müterafık kusurlu olduğunun kabulünün zorunlu olduğu, Öyle olunca mahkemece, tarafların olaydaki kusur ve sorumluluklarının gerektiğinde uzman bilirkişiden taraf, hakim ve Yargıtay denetimine elverişli rapor da almak suretiyle belirlenmesi gerektiği” gerekçesi ile karar bozularak dava dosyası mahkemesine iade edilmiştir.
2010/3920-12886
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, Davanın kısmen kabulü ile bozma öncesi alınmış olan hesap bilirkişi raporuyla belirlenen toplam 30.575,82 TL.den davalı bankanın %60 kusur oranına isabet eden 18.345,49 TL.nin dava tarihinden itibaren değişken oranlardaki avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Davacının fazla talepleri ile şartları oluşmayan manevi tazminat taleplerinin reddine, Harçlar yasasına göre hesaplanan 990,65 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı ve davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, 15.11.2003 tarihinde kartının banka ATM’sinde kaldığını, davalı bankaya 16.12.2003 tarihinde ihtarname çekerek mağduriyetinin giderilmesini talep ettiğini ancak sonuç alamadığını belirterek, 17.000,00 TL maddi ve 1.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 18.000,00 TL’nin olay tarihi olan 15.11.2003 tarihinden itibaren en yüksek banka faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. Dosya içerisinde mevcut, 16.12.2003 tarihli olup, tebliğ tarihi belirlenemeyen ihtarname ile davalı bankanın davacı tarafından temerrüde düşürüldüğü anlaşılmaktadır. Hal böyle iken mahkemece, davacı tarafından davalıya gönderilen ihtarnamenin tebliğ edildiği tarih araştırılarak, hükmedilen tazminat miktarına bu tarih nazara alınarak faize hükmetmek gerekirken, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
3-Mahkemece, Bozma ilamı öncesi verilen 18.04.2008 tarih, 2007/84 esas ve 2008/281 karar sayılı karara ilişkin olarak, Bakiye karar harcı 932 TL nin 22.05.2008 tarihli makbuz karşılığı davacıdan tahsil edilmiş olduğu anlaşılmasına rağmen ve bozma sonrası verilen hükümle bu miktarın davacıya iadesine karar verilmesi gerekmekte iken, yazılı şekilde “Harçlar yasasına göre hesaplanan 990,65 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına” karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir,
4-Davacı, 15.02.2007 tarihinde açmış olduğu dava ile 17.000,00 TL maddi ve 1.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 18.000,00 TL’nin davalıdan tahsilini istemiş olup, dava dosyasında davacının talebini ıslah ettiğine dair bir belgeye de rastlanmamıştır, hal böyle iken mahkemece talep sonucunun aşılarak 18.345,49 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenler ile davacı ve davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2.’nci ve 3.ncü bentte açıklanan nedenler ile temyiz edilen hükmün davacı yararına bozulmasına, 4.bentte gösterilen neden ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 233.00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 11.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.