YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1713
KARAR NO : 2010/13473
KARAR TARİHİ : 20.10.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … ile davalı vekili avukat …..’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, eczacı olduğunu,davalının reçetelere ekli 17 adet ilaç kupürünün sahte olduğunu belirterek 12.03.2008 tarihli yazıyla sözleşmenin feshedildiğini bildirdiğini, sahte olduğu iddia edilen kupürlere ait ilaçları yasal dağıtım kanallarından aldığını, sahtelik olduğunu bilmesinin mümkün olmadığını, fesih işleminin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, fesih işleminin haksız ve hukuka aykırı olduğunun tespiti ile kaldırılmasını ve muarazanın önlenmesini istemiştir.
Davalı, fesih işleminin protokole uygun olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, sözleşmede sahte küpürlerin fatura edilmesinin fesih ve ceza için yeterli olduğu, eczacı veya çalışanının bunun farkına varmaması veya kusursuz olmasının sonuca etkili olmadığı, sözleşmenin feshinin sözleşmeye uygun olduğu gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı eczacı sahteliği ileri sürülen ilaçları ruhsat sahibi firmalardan ilaç dağıtım kanalları aracılığı ile satın almış olup küpürlerin menşeini de kanıtlamıştır. Mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda da küpürlerdeki sahteciliğin şeklinin karşısında (orjinali ile yalnızca küçük bir harf “o-a “değişikliği içermesi) eczacı veya çalışanlarına yönelik bir kusur yöneltmenin mümkün olmadığı feshin haklı olmadığı belirtilmiştir. Davacı aleyhine başlatılan ceza soruşturmasında alınan bilirkişi raporunda da küpürlerdeki harf değişikliğinin iğfal kabiliyeti olduğu belirtilerek takipsizlik kararı verildiğide anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde red kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 750,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan 17.15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 20.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.