Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/4013 E. 2010/14445 K. 01.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4013
KARAR NO : 2010/14445
KARAR TARİHİ : 01.11.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, Davalı idarenin yaptırdığı Toplu Konut Projesine ait 16 nolu Bağımsız bölümü satın aldığını ancak sözleşmede dairenin 135,37 metrekare yüzölçümünde olduğu bildirildiği halde projeye tam olarak uygun olmadığı ve yüzölçümünün küçük olduğunun anlaşıldığını, ayıp nedeniyle sözleşmeden caydığını ve fakat peşinat olarak ödediği paranın 2,100 TL noksan olarak kendisine geri ödendiğini belirterek, bu paranın yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsilini istemiştir.
Davalı; yüzölçümü noksanlığının doğru olmadığını davacının sözleşmeden cayması sonucu ödenen peşinatın iade edildiğini ve fakat banka tarafından alınan komisyon ücreti, sigorta ücretleri, BSMV ve damga vergisi gibi ücretlerin sözleşmede de yazılı olduğu gibi kendilerince değil dava dışı … Bankası tarafından alındığını, zaten cayma halinde bu miktarların iade edilmeyeceğinin de sözleşmede yazılı olduğunu, kendileri tarafından yalnızca 590,00 TL kira ücreti kesildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı eldeki dava ile, davalı …’den satın aldığı dairenin ayıplı olduğunu, yüzölçümünün sözleşmede yazılı miktardan küçük olduğunu ileri sürerek ödediği bedelden kendisine iade edilmeyen 2.100 TL nin iadesini talep etmiştir. Yargılama esnasında alınan bilirkişi raporunda; onaylı proje ile mahallinde yapılan ölçüm neticesi, net alan
miktarı ile onaylı proje arasında 4.55 m2 lik bir fark bulunduğu, yine mahallinde yapılan ölçümde hemen hemen dairenin tamamının projeden daha küçük bulunduğu belirtilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan 4.10.2006 tarihli sözleşmenin 5.maddesind; alıcının ister ise mülkiyet devredilinceye kadar gayrimenkulü iade edebileceği, bu takdirde komisyon, … vergisi, BSMV, Damga vergisi, hariç yatığı ödemenin faizsiz olarak kendisine aide edileceği, gayrimenkul teslim edilmiş ise veya teslim ihbarı gönderilmiş ise; bu bedelden kira bedeli ile var ise tahribat ile ödenmemiş ortak gider karşılığının düşüleceği belirtilmiş olup, belirtilen hal dışında özellikle ayıplı mal veya hizmet halinde, alıcının sahip olacağı haklar ayrıca düzenlenmemiştir.
4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 4.maddesinde “Ayıplı Mal’ın” tanımı yapılmış olup, anılan madde “Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda ya da reklam ve ilanlarında yer alan veya satıcı tarafından bildirilen veya standardında veya teknik düzenlemesinde tespit edilen nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan ya da tahsis veya kullanım amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mallar, ayıplı mal olarak kabul edilir” hükmünü içermektedir.
Yukarıda yer alan açıklamalar ve yasal düzenleme ışığında gerçekleşen somut olay değerlendirildiğinde, taraflar arasında imzalanan sözleşmede belirtilen yüzölçümünden ve onaylı projeden daha az yüzölçümüne sahip taşınmazın ayıplı mal olarak kabulünde yasal zorunluluk bulunmaktadır. Hal böyle olunca, taraflar arasındaki imzalanan az yukarıda açıklanan sözleşmenin 5.maddesinde yer alan düzenlemenin haksız şart niteliğinde olduğunun kabulü gerekir. Öyle olunca davalıca kesinti yapılması doğru olmayıp, davacı ödediği bedelin tamamını davalıdan isteyebilir. Mahkemece bu husus göz ardı edilerek, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı tarafından Temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 17.15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 1,11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.