YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6711
KARAR NO : 2010/2026
KARAR TARİHİ : 08.04.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği (Tic.Mah.Sıf.)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve davalının temyiz dilekçesinin süresi içinde, davacının temyiz dilekçesinin süresi dışında verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, taraflar arasında imzalanan 11.11.1998 günlü … Hazırlama Ünitesi Yap-İşlet-Devret modelli sözleşmenin işletme aşamasında haksız feshinden dolayı, yatırım bedeli ve masraflar ile sözleşmenin geçerli olacağına inanılarak başkalarıyla sözleşme yapma fırsatının kaçırılması nedeniyle uğranılan zararın tahsili, teminat mektuplarının iadesi, birleşen ek dava ise, yatırım bedeli ve masraflar yönünden saklı tutulan fazla hakların tahsili istemine ilişkin olup, davaların kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydının yapılmadığı ve harçlandırılmadığı, bu şekilde temyiz süresinin geçirildiği anlaşıldığından temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
a-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma ilamı gereğince inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine ve işletme aşamasında çıkmış bulunmasına göre BK’nın 125. maddesinde belirtilen 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiğinden davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
b-Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 6/e maddesinde ve Genel Şartnamenin 5. maddesinde, SSK ilişiksizlik belgesinin ibrazını müteakip kesin teminatların iade edileceği kararlaştırılmış olup, mahkemece kesin teminat mektuplarının iadesi şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, hiçbir inceleme yapılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
c-Bozmadan önceki karara dayanarak yapılan bilirkişi kurulu raporunda, davacının fesih tarihine kadar gerçekleştirdiği imalât karşılığı elde ettiği kâr bedeli düşülmek suretiyle sonuca varılmış, mahkemece buna göre hüküm kurulmuştur. Önceki karar davacı şirket vekili tarafından sadece vekâlet ücreti yönünden temyiz edildiğinden bu konuda davalı iş sahibi yararına kazanılmış hak oluştuğunun kabulü gerekir. Mahkemece, bilirkişilerden ek rapor alınıp davacının istemekte haklı olduğu alacak miktarının, fiili işletme dönemi içinde elde edilen kâr düşülerek hesaplattırılması ve sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken bu hususun gözden kaçırılması doğru olmamıştır.
d-Sözleşmede bedel USD olarak kararlaştırılmış ve davacı şirket ilk davada USD cinsinden alacak isteminde bulunmuştur. Davacı şirket tercihini USD üzerinden kullandığına göre, her iki davanın da USD üzerinden sonuçlandırılması gerekir. Ayrıca kabule göre de, asıl davadaki ilk kararda alacak USD üzerinden hüküm altına alınmasına ve bu konuda bozma yapılmamasına rağmen, bozma sonrası verilen kararda asıl davadaki alacağın TL olarak sonuçlandırılmış olması yerinde değildir.
e-Davalı taraf, davadan önce usulüne uygun bir şekilde temerrüde düşürülmediği halde, birleşen davada dava tarihinden önceki bir tarihten faiz yürütülmüş olması da usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Kararın yukarıda belirtilen nedenlerle davalı yararına bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte belirtilen nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin reddine, 2/a bent uyarınca davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2/b-c-d-e bentler uyarınca temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 08.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.