Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2021/7540 E. 2022/1941 K. 10.03.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7540
KARAR NO : 2022/1941
KARAR TARİHİ : 10.03.2022

MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, Yerel Mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince istinafı üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1.b.2. maddesi uyarınca kabulü ile hüküm ortadan kaldırılarak davanın reddine dair verilen karar davacı vekilince yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 01/03/2022 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı asil … ile temyiz edilen davalı vekili Avukat …… geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelen asilin ve vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, mirasbırakan babası …’in 9065 ada 8 parsel (eski 65 parsel) sayılı taşınmazını dava dışı kardeşi … …’i ara malik kullanarak oğlu olan davalıya satış suretiyle temlik ettiğini, davalının da imzasının bulunduğu 11.01.2015 tarihli sözleşme ile dava konusu devrin muvazaalı olduğunun ve taşınmazın murisin terekesine ait olduğunun davalı tarafından kabul edildiğini, taşınmaz üzerindeki binanın dahi kendi maddi katkısı ile inşaa edildiğini, temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile miras payı oranında adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı, dava konusu taşınmazı dava dışı amcasından bedelini ödeyerek satın aldığını, 11.01.2015 tarihli sözleşmeyi kabul etmediğini, gözlerinin iyi görmemesi sebebiyle sözleşmeyi okumadan imzaladığı için hatalı olan kısımları düzeltemediğini, temlikin muvazaalı olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, çekişmeli taşınmazın mirasbırakan tarafından bedelsiz olarak ara malik dava dışı … … kullanılmak suretiyle davalıya devredildiği, devir tarihinde davalının ekonomik olarak taşınmazı satın alma gücünün bulunmadığı, rayiç değer ile akit tarihindeki bedel arasında fahiş fark bulunduğu, ayrıca tarafların imzasının bulunduğu 11.01.2015 tarihli sözleşmede dava konusu taşınmazın miras malı olarak belirlendiği, taşınmazın gerçekte davalıya ait olmadığı, temlikin muvazaalı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2. İstinaf Nedenleri
Davalı vekili; mirasbırakanın memleketi Erzincan’da dükkan açmak istediğinden nakit paraya ihtiyaç duyduğu dönemde dava konusu taşınmazı bedeli karşılığında ara malik … …’e sattığını ve satıştan elde ettiği parayı Erzincan’daki dükkanın masraflarına harcadığını, davalı tanığı …’nin o tarihte iki yaşında olup görgüye dayalı bilgisinin olamayacağını, davalının henüz 13 yaşındayken sigorta girişi bulunup temlik tarihinde ise 25 yaşında olduğunu, satın alma gücünün var olduğunu, hem çalışıp hem üniversite okuduğunu, dava konusu taşınmazı bedeli karşılığında satın aldığını, mirasbırakanın ölümü ile dava konusu taşınmazı annesine tahsis ettiğini, annesinin geçimini sağlaması için diğer dairelerden elde edilen kira gelirlerini annesine bıraktığını, 11.01.2015 tarihli sözleşmeyle davalının muvazaayı kabul ettiği yönünde değerlendirmenin hatalı olduğunu, sol gözünün protez, sağ gözünün de yüzde 90 oranında görmediğini, böyle bir metni okumasının mümkün olmadığını, temlikin muvazaalı olmadığını belirterek, kararının kaldırılmasını istemiştir.
3. Gerekçe ve Sonuç
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 24/05/2021 tarihli ve 2020/399 E., 2020/788 K. sayılı kararıyla; mirasbırakanın dava konusu taşınmazdan başka Mecidiyeköy’de bir adet taşınmazı, Erzincan merkezde iki adet taşınmazı, Üzümlü ilçesinde altı adet taşınmazının olduğu, davacı tarafından ibraz edilen 11.01.2015 tarihli sözleşmenin tapu bilgilerini içermediği ve miras taksim sözleşmesi olarak nitelenemeyeceği gibi muvazaanın varlığına da delalet etmeyeceği, mirasbırakanın mal kaçırma kastıyla hareket ettiği iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK’nın 353/1.b.2. maddesi gereğince hüküm ortadan kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
1. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Temyiz Nedenleri
Davacı vekili, dosyadaki tüm somut olgular ile mirasbırakanın mal kaçırma iradesinin bulunduğunun ispatladığını, satış tarihi itibarıyla mirasbırakanın mali ve ekonomik durumunun iyi olduğunu, başkaca taşınmazlarının bulunduğunu, dava konusu taşınmazını satmasını gerektirecek hiçbir nedeninin olmadığını, davalının ise devir tarihinde özel üniversitede öğrenci olup taşınmazı satın alma gücünün bulunmadığını, taşınmaz üzerinde bulunan binadaki dairelerin tarafların annesi tarafından kiraya verildiğini, davalının fiili tasarrufunun bulunmadığını, taşınmazın rayiç değeri ile akitteki bedel arasında yirmi katı aşan fark bulunduğunu, mirasbırakan babalarının ve annelerinin ölümünden sonra üç kardeşin toplanarak 11/01/2015 tarihli miras taksim sözleşmesini imzaladıklarını, sözleşmede dava konusu taşınmazın Kuştepe’deki ev olarak ve anne babadan miras kalan taşınmaz olarak adlandırıldığını, tüm mirasçılar tarafından miras malı olduğunun kabul edildiğini, davalıya yapılan temlikin gerçek olmadığını, muvazaalı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
3. Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
3.2. İlgili Hukuk
3.2.1. 01.04.1974 tarihli, 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu’nun 706., Türk Borçlar Kanunu’nun 237. (Borçlar Kanunun 213.) ve Tapu Kanunu’nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebileceği belirtilmiştir.
3.3. Değerlendirme
Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın (IV./3.) numaralı bendinde yer verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
VI. SONUÇ
Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 20.11.2021 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz edilen davalı vekili için 3.815.00 TL duruşma vekâlet ücretinin temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı 2.993,25 TL fazla yatan harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 10/03/2022 tarihinde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.