Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/17004 E. 2013/17420 K. 12.07.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/17004
KARAR NO : 2013/17420
KARAR TARİHİ : 12.07.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını fiilen iş sözleşmesinin 07.12.2012 tarihinde sona erdiğini, iş sözleşmesinin feshedileceğinin 08.10.2012 tarihinde bildirildiğini, ihbar süresi kullandırılarak iş sözleşmesini sona erdirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının iş sözleşmesinin şirket üst yönetiminin aldığı karar uyarınca feshedildiği, bildirimin hangi tarihte yapıldığı hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunduğu, davacının fillin çıkartıldığı gün bildirildiğini beyan ettiği, davacı ve davalı tanıklarının bu beyanı doğruladığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinin birinci fıkrasına göre iş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde iş mahkemesinde dava açabilir. Taraflar anlaşırlarsa işçi aynı sürede uyuşmazlığı özel hakeme götürebilir.
Bir aylık dava açma süresi hak düşürücü nitelikte olup, yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınır. Dairemizce bir aylık dava açma süresinin başlangıcı fesih iradesinin işçiye ulaştığı tarih olarak kabul edilmektedir.
Somut olayda makine operatörü olarak çalışan davacının iş sözleşmesi şirket üst yönetiminin aldığı karar uyarınca 08.10.2012 tarihinde ihbar edilmek sureti ile 07.12.2012 tarihinde feshedilmiştir. Fesih bildiriminde 08.10.2012 tarihinde önel verildiği açıkça belirtilmekle birlikte bildirimin sağ üst köşesinde 08.10.2012 tarihi yazılı olup davacı tarafından fesih bildirimi tebellüğ edilmiştir. Davacı 11.04.2013 tarihli duruşmada; fesih bildirimi altındaki imzanın kendine ait olduğunu üst kısımdaki tarihin yazılı olup olmadığını hatırlamadığını beyan etmiştir. Dosya kapsamına göre davacıya fesih iradesinin 08.10.2012 tarihinde ulaştığı, davanın 26.12.2012 tarihinde bir aylık süre geçtikten sonra açıldığı anlaşılmaktadır. Davanın reddi gerekirken kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı (126) TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.320,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 12.07.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.