YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/525
KARAR NO : 2010/2158
KARAR TARİHİ : 13.04.2010
Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vâki itirazın iptâli ve %40 icra inkâr tazminatının tahsili istemine ilişkin olup mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacı alacaklı tarafından Çerkezköy 1. İcra Dairesi’nin 2009/692 Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibinde, 1.752,02 TL asıl alacak, 251,69 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.008,71 TL’nin faizi ile birlikte tahsili talep edilmiş, davalı borçlunun itirazı üzerine takibe konulan toplam alacak tutarı üzerinden itirazın iptâli davası açılmıştır.
Taraflar arasında sözlü şekilde eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu ve ifa ile sonuçlandığı hususlarında herhangi bir çekişme bulunmamaktadır. Bu tür bir sözleşme ilişkisinden kaynaklanan alacağa borçlunun BK’nın 101. maddesi uyarınca temerrüde düşürüldüğü tarihten veya taraflarca kararlaştırılmış ise kesin vade gününden itibaren faiz yürütülebilir.
Somut uyuşmazlıkta davalı borçlunun takip tarihinden önce temerrüde düşürüldüğünü gösterir herhangi bir kanıt ibraz edilmemiştir. Yapılan icra takibinde de alacağa miktar gösterilmeksizin takip tarihinden itibaren faiz yürütülmesi talep edilmiştir. Bu itibarla takip tarihine kadarki işlemiş faiz isteminin reddi yerinde ise de, talep olmadığı halde takip tarihinden dava tarihine kadar işlemiş faiz hesabı yapılarak HUMK’nın 74. maddesine aykırı şekilde davacı lehine hüküm altına alınması doğru olmadığı gibi anılan işlemiş faiz tutarının asıl alacağa eklendikten sonra tümü üzerinden yani faize faiz yürütecek şekilde BK’nın 104/son maddesine aykırı surette hüküm kurulması da usul ve yasaya aykırı bulunmuş, bozmayı gerektirmiştir. Nevar ki bahsedilen hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK’nın 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca mahkeme kararının hüküm fıkrasının 2. bendinin 2. satırında yer alan “1.770,88” rakamlarının karardan çıkartılarak yerine “1.757,02” rakamlarının yazılmasına, hükmün değiştirilen bu yeni şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 87,10 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 13.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.