Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/3917 E. 2010/12884 K. 11.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3917
KARAR NO : 2010/12884
KARAR TARİHİ : 11.10.2010

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki ayıplı mal alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı 2001 yılında davalı firmadan İtalyan menşeli seramik ve seramik bordürleri satın aldığını, duvara döşenen seramiklerin su teması neticesi eriyerek ve seramik aralarından su girerek alt katlara da su gitmesi neticesi duvarlarda kabarma oluştuğunu, durumu davalı firmaya bildirdiğini, ayıbın kabul edildiğini ve fakat ayıplı seramiklerin bedelsiz değiştirilemeyeceğini yalnızca yeni alınacak seramiklerde indirim yapabileceğinin söylendiğini, yeniden seramik döşenmesi halinde yapacağı masraf tutarının ise seramik bedeli dahil 12.476,57 TL olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile bu bedelin ödeme gününe kadar devlet bankalarının uygulandığı en yüksek faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı; davanın süresinde açılmadığını ve ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını, mal satımından 7 yıl sonra ayıp ihbarının yapıldığını, sözleşmeyi feshetme hakkı bulunan davacının ayıplı mal bedelini isteyebilmesi için BK.81 ve 205 maddeleri uyarınca aldığı malları iade etmesi gerektiğini, davacının malları iade etmediğini, bu durumda edimini yerine getirmeyen davacının malların bedelini isteme hakkının bulunmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; Davanın kısmen kabulü ile bilirkişi raporu ile belirlenen 4.175,05 TL’nın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazla talebin reddine, karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4077 sayılı Kanunun 4. maddesinin 2. fıkrası hükmüne göre; tüketici, malın teslimi tarihinden itibaren otuz gün içerisinde açık ayıpları satıcıya bildirmekle yükümlüdür. Tüketici bu durumda, bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme haklarına sahiptir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’da gizli ayıpların ne kadar sürede satıcıya ihbar edileceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır. Öyle olunca, 4077 sayılı TKHK’nun 30. maddesi gereğince, bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde, genel hükümlere göre uyuşmazlığın çözümü gerekli olduğundan, Borçlar Kanunu’nun bu konudaki 198. maddesi uygulanacaktır. Borçlar Kanununun 198. maddesine göre, alıcı, teslim aldığı malı örf ve âdete göre, imkân hâsıl olur olmaz muayene etmek ve satıcının tekeffülü altında olan bir ayıp gördüğü zaman bunu satıcıya derhal ihbar etmekle yükümlüdür. Bunu ihmal ettiği takdirde, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda adi bir muayene ile meydana çıkarılamayacak bir ayıp mevcut olup da, bu ayıp sonradan meydana çıkarsa, bu durumu da derhal satıcıya ihbar etmediği takdirde yine satılanı bu ayıp ile birlikte kabul etmiş sayılır. BK’nun 198. maddesinde öngörülen süre içinde ihbar edilmeyen ayıplar için dava açılamaz.
Yukarıda belirtilen yasal mevzuat ışığında gerçekleşen somut olay değerlendirildiğinde; Davalı savunmasında; davaya konu seramiklerin ayıplı olmadığı gibi süresinde de ayıp ihbarında bulunulmadığını ileri sürmüş olup, mahkemece bu konu da gerekli araştırma yapılmadığı gibi hükme esas alınan bilirkişi raporu da seramiklerin hangi nedenle ayıplı sayılması gerektiğine ilişkin soyut belirlemeler içerip, denetime elverişli bulunmamaktadır. Mahkemece bu hususlarda taraf delilleri toplanarak hüküm tesisi gerekirken, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre, davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenler ile, temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2.bentte açıklanan neden ile Davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 57.00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 11.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.