YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11702
KARAR NO : 2010/1914
KARAR TARİHİ : 17.02.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 1.087.40 TL. kalan harcın temyiz edenden alınmasına, 17.2.2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Davacı, kayınpederi olan davalıya taşınmaz alırken 21.995 İsviçre Frangını banka havalesi ile davalı hesabına gönderdiğini, ancak davalının bunu ödemediğini ileri sürerek, bunun ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davacıdan borç para almadığını, davacının havale ile gönderdiği paranın, davacının yurt dışına giderken … kurmak için verdiği paranın ödenmesine ilişkin olduğunu, kızı tarafından Ümraniye 1. Aile Mahkemesi’nin 2005/1614 E. Sayılı dosyası ile davacı aleyhine açılan boşanma davasında nafaka tazminat isteklerini bertaraf etmek için baskı unsuru olarak bu davanın açıldığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacı tanıklarının beyanına dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, kayınpederi olan davalıya borç para verdiğini iddia etmiş, davalı ise davacının borç vermediğini, davacıdan alacaklı olduğunu, alacağına karşılık paranın gönderildiğini öne sürerek, gerekçeli inkarda bulunmuştur. Bu durumda ispat külfeti borç para verdiğini iddia eden davacı taraftadır. Ödünç ilişkisini davacının yasal delillerle kanıtlaması gerekir. Tarafların damat-kayınpeder olmaları nedeniyle HUMK.nun 293/1 maddesi gereğince davacı alacaklı diğer yan deliller ve tanık beyanlarıyla ispat ederek alacağını talep hakkına sahip ise de, somut olayda toplanan deliller ve tanık anlatımlarıyla ödünç ilişkisi kanıtlanamamıştır. Dava konusu olayda davacının kayınpederine 21.995 İsviçre Frangı verdiğini gören tek bir kimse dahi yoktur. Sadece davacının kayınpederine borç verdiğini beyan ettiğine dair davacıdan naklen aktarılan ve sebep ve saiki açıklanıp anlaşılamayan bazı şahadet mevcuttur. Bu durum karşısında müphem şahadete dayanılarak 23.688 YTL.nin tahsiline ilişkin mahkeme kararı isabetli değildir. Bu durumda mahkemece, davacı delil listesinde “her türlü delil” demek suretiyle “yemin deliline de dayanmış olduğundan, davadaki iddiası konusunda davalıya yemin yöneltmeye hakkı olduğu hatırlatılarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Mahkemece, davalının savunmasını ispat edemediğinden bahisle ispat külfeti ters çevrilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, mahkeme kararının bozulması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun hükmün onanması yolunda oluşan düşüncelerine katılamıyorum.