YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5631
KARAR NO : 2010/9496
KARAR TARİHİ : 25.06.2010
… vekili avukat … ile … vekili avukat .. aralarındaki dava hakkında … Tüketici Mahkemesinden verilen 7.5.2009 tarih ve 103-174 sayılı hükmün Dairenin 8.2.2010 tarih ve 11507-1330 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı, davalı banka tarafından gönderilen … 9. noterliğinin 9.1.2007 tarihli ihtarnamesi ile kredi borcundan kaynaklanan bakiye 14.535.58 TL nin ödenmesi istendiğini, davalı bankadan kredi kullanmadığı gibi kredi sözleşmesindeki imzanın da kendisine ait olmadığını ileri sürerek davalı bankaya borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının davalı bankaya borçlu olmadığının tesbitine dair verilen karar davalı bankanın temyiz üzerine dairemizce onanmış, davalı bu kez karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Davacı, davalı banka tarafından gönderilen ihtarnamede acil ihtiyaç kredisi kullandığı gerekçesiyle toplam 14.535.58 TL nin ödenmesinin istendiğini, iddia edildiği gibi davalı bankadan kredi kullanmadığını, kredi sözleşmesindeki imzanın da kendisine ait olmadığını beyanla borçlu olmadığının tesbitini istemiş, mahkemece; kredi sözleşmesindeki imzanın davacının eli ürünü olmadığı bilirkişi raporu ile anlaşıldığından davanın kabulü yönünde hüküm kurulmuştur. Gerçekten de mahkemece alınan bilirkişi raporunda kullanılan kredi nedeniyle düzenlenen Tüketici kredisi sözleşmesi, taşıt rehin sözleşmesi ve hayat sigorta poliçesindeki … adına atılı bulunan imzaların … eli ürünü olmadığı belirlenmiştir. Ancak, dosya ya celbedilen … 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/385 esas, 2009/492 karar ve 28.12.2009 günlü kararında sanık … Koyuncu’nun ceza davasına müdahil olan davacının kimlik bilgilerini kullanarak ve sahte nüfus hüviyet cüzdana çıkartarak davalı
bankadan kredi kullandığı ve araç sa tın aldığı, hakkında resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçundan açılan ceza davasında hüküm giymiştir. Aynı davada, davaya müdahil olan bu davanın davacısı … hakkında da kendisine ait kimliğin ve kimlik bilgilerinin sanık tarafından kullanılmasına rıza göstermekle, sanığın yapmış olduğu tüm sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarına katıldığı kabul edilerek C. Savcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmiştir. B.K.nun 53. maddesine göre ceza mahkemesinin beraat kararı hukuk hakimini bağlamaz ise de tesbit edilen maddi olguların hukuk hakimini bağlayacağı gibi ceza mahkemesinin vereceği mahkumiyet kararıyla hukuk mahkemesi bağımlı kılınmıştır. Hal böyle olunca mahkemece, davacı hakkında yapılan suç duyurusunun akibeti araştırılmalı, hakkında ceza davası açılması durumunda açılan ceza davasının sonucu bu davaya etkileyeceği anlaşıldığından ceza davasının sonucuna göre diğer delillerle birlikte takdir edilerek hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hususun daha önce yapılan temyiz incelemesinde sehven gözden kaçırıldığı bu kez yapılan incelemede anlaşıldığından Dairemizin 8.2.2010 tarihli 11507/1330 sayılı onama ilamı kaldırılarak mahkeme kararının az yukarıda açıklandığı nedenle bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının karar düzeltme isteminin kabulüne, dairemiz 2009/11507 esas, 2010/1330 karar ve 8.2.2010 günlü onama ilamının kaldırılarak mahkeme kararının davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 35.50 TL temyiz harcının istek halinde iadesine, 25.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.