YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7499
KARAR NO : 2022/242
KARAR TARİHİ : 12.01.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki trafik kazası nedeniyle maddi tazminat davası üzerine Uyuşmazlık Hakem Heyetince yapılan yargılama sonucunda; başvurunun kabulüne dair verilen karara davacı vekili ile davalı vekili tarafından yapılan itiraz incelemesinde; İtiraz Hakem Heyetince itirazların kısmen kabulüne dair verilen kararın süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü;
K A R A R
Davacı vekili; 25/09/2014 tarihinde müvekkilinin sevk ve idaresindeki motosiklet ile araçla davalıya zorunlu mali sorumluluk sigortalı aracın karıştığı çift taraflı kaza sonucunda müvekkilinin malul kaldığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; dava değerini 187.601,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, başvurunun kabulü ile 187.601,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 26/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı … şirketinden alınarak başvuru sahibine ödenmesine karar verilmiş, davacı vekili ile davalı vekilinin karara itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince taraflarca yapılan itirazların kısmen kabulü ile başvurunun kısmen kabulüne, 150.080,80 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 26/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalı … şirketinden alınarak başvuru sahibine ödenmesine dair verilen karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarara dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin meydana gelen kazada yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp iş göremezlik tazminatı talebinde bulunmuştur.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda, davalı vekili itirazlarında; davacının kazadan 15 yıl öncesinden itibaren tedavi ile iyileşme olanağı bulunmayan şizofreni hastalığı nedeniyle anti psikotik ilaç kullandığını, bu ilacın denge bozulması/yürüyüşte bozulmalar oluşturan yan etkilerinin önlenmesi için akineton adlı ilacını kullandığını ayrıca davacının hastalığına kazadan 8 yıl önce de OKB eklenerek davranış bozukluklarının düzenlenmesi için kullanılan lithüril adli ilacında eklendiğini, bu nedenle davacı da sağlık kurulu raporunda tanımlanan bozuklukların kazadan önce de kendisinde belirtilen düzeyde engel oranına neden olacak bozuklukların zaten mevcut olduğunu ileri sürmüştür.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından hükme esas alınan Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı’nın 29/05/2017 günlü raporunda tıbbı evrakların tetkikinde yer alan davacının Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesine ait epikrizinde hastanın hikayesinde şizofreni, obsesif kompülsif nedeni ile medikal tedavi aldığının belirtiltildiği, davacının maluliyetinin Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine ekli cetvellerdeki hesaplama yöntemine göre değerlendirilmesi sonucunda organik mental bozukluk için %75 sol el bileğinde meydana gelen eklem hareket kısıtlılığı için %3 olmak üzere balthazard formülü uygulandığında %76 iş gücü kaybı oranı olduğu tespit edilmiş, Hakem Heyetince anılan rapor karara esas alınarak talebin kabulüne karar verilmiş, karara karşı itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince, davalı … şirketi vekilinin hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğuna dair yaptığı itiraz reddedilmiştir.
Anılan bu raporun tanziminde, kaza tarihi itibariyle uygulanması gereken 03/08/2013 tarihli Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği’nin yaptığı atıf nedeniyle ve bu yönetmeliğin % 60 ve üstü maluliyet için belirleme yapma esasını kabul etmesi nedeniyle, 11/10/2008 tarihli Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranları Tespit İşlemleri Yönetmeliği ekindeki cetvellerin kullanılması, Dairemizin yerleşik uygulamalarıyla kabul edildiğinden kullanılan cetvel bakımından rapor usule uygundur. Ne var ki; raporu düzenleyen 5 kişilik heyetin adli tıp uzmanlarından oluşması, heyette psikiyatri uzmanı bulunmaması ve nedeniyle karara esas alınabilecek nitelikte değildir.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının kazadan önceki ve sonraki psikiyatrik şikayetleri ile uygulanan tedaviye yönelik tüm belgelerin (psikiyatri poliklinik kayıtları, reçeteler, ilaç raporları ) davacı taraftan sorulup, ilgili yerlerden temin edilmesinden sonra, davacının yeniden muayenesi yapılarak davalının maluliyete ilişkin itirazlarının da değerlendirilmesi suretiyle kazadaki yaralanma ile maluliyet arasındaki illiyet bağı bulunup bulunmadığı, kaza nedeniyle kalıcı maluliyeti oluşup oluşmadığı varsa maluliyet oranının kaza tarihindeki yönetmeliğe göre belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalından davalının itirazlarının da açıkça değerlendirildiği usulüne uygun, denetime ve karar vermeye elverişli olacak şekilde yeni bir rapor alınıp hasıl olacak sonuca göre, temyiz eden davalının lehine usuli kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu 30/17 md. ve 19/01/2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 6. maddesi ile Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16. maddesinin 13. fıkrasına “(13) (Ek:RG-19/1/2016-29598) tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.” hükmü eklenmiştir.
Açıklanan nedenlerle; İtiraz Hakem Heyetince davacı yararına hükmedilecek vekalet ücreti için yukarıda adı geçen Yönetmelik’in 16. maddesinin 13. fıkrasının uygulanması gerektiği gözetilerek AAÜT’nin 13. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tam nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 36,30 TL kalan harcın temyiz eden davacıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 12/01/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.