YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4150
KARAR NO : 2010/4834
KARAR TARİHİ : 28.09.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalılar vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat Süleyman Dönmez …. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, sözleşmede kararlaştırılan cezanın tahsili, manevi tazminat ve kâr mahrumiyeti istemleriyle açılmış, mahkemece manevi tazminat isteminin reddine, diğer istemlerin kabulüne karar verilmiş, davalılar vekili tarafından karar kâr mahrumiyeti nedeniyle tazminatın karar altına alınması yönünden temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle tapu paydaşı Bayram Gündüz ile yapılmış bir sözleşme dosyaya sunulmamışsa da, kararı temyiz eden davalı arsa sahipleri tarafından sözleşmede kararlaştırılan cezanın tahsili kararına karşı herhangi bir temyiz itirazı ileri sürülmemiş bulunmasına, davalıların cezanın ödenmesini kabul etmiş olmaları nedeniyle yukarıda değinilen eksiklik bozma nedeni yapılmamıştır.
2-Taraflar arasındaki 01.07.2004 günlü Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin 23. maddesinde kararlaştırılan cezai şart, Borçlar Kanunu’nun 158/III. maddesindeki dönme cezasıdır. Davalı arsa sahipleri sözleşmenin 23. maddesindeki düzenlemeye dayanarak sözleşmeden dönmüşlerdir. Dönme cezasının istenmesi ve mahkemece karar altına alınması durumunda, yüklenici başka bir nedenle tazminat ve alacak isteminde bulunamaz.
Somut olayda, davacı tarafça sözleşmenin 23. maddesindeki dönme cezası dava konusu yapılıp mahkemece de karar altına alındığına göre, yukarıda açıklanan kural gereği davacı tarafın kâr mahrumiyeti isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, kâr mahrumiyeti isteminin de kabulü doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle diğer yönlerin bozma nedeni yapılmasına yer olmadığına, kararın 2. bent uyarınca davalı arsa sahipleri yararına BOZULMASINA, 750,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay’daki duruşmada vekille temsil olunan davalılara verilmesine, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine, 28.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.