YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3688
KARAR NO : 2010/4709
KARAR TARİHİ : 23.09.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davacı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … …. Davalı vekili gelmedi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı avukatı dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, İİK’nın 67. maddesine dayalı olarak açılmış olup; icra takibine takip borçlusu davalının vâki itirazının iptâli istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve Kadıköy 6. İcra Müdürlüğü’nün 2002/8790 Esas sayılı dosyasına davalı tarafça yapılmış itirazın asıl alacağın 4.166,15 TL’lik bölümü hakkında iptâline, takibin bu miktar üzerinden devamına, itirazın iptâline karar verilen miktar üzerinden %40 icra inkâr tazminatının davalı tarafça alınıp davacı tarafa verilmesine ve fazlaya dair istemin reddine karar verilmiş ve verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Kadıköy 6. İcra Müdürlüğü’nün 2002/8790 takip sayılı dosyası kapsamından; davacı şirket tarafından, davalı ile dava dışı Ataşehir Hizmet İşleri A.Ş. hakkında adi takip yolu ile başlatılan icra takibinde; 29.12.2000 tarihli 27.748,36 TL; 01.11.2001 tarihli ve 7.148,44 TL; 01.04.2002 tarihli 1.191,80 TL; 17.04.2002 tarihli ve 595,90 TL tutarlı faturalar dayanak alınarak 8.954,67 TL asıl alacak ve 6.045,00 TL işlemiş temerrüt faizinin tahsilinin istendiği anlaşıldığı gibi; itirazın iptâlinin davasının da hak düşürücü nitelikteki bir yıllık süresi içinde açıldığı tesbit olunmuştur.
Yanlar arasında 13.09.2000 tarihli “asansör onarım sözleşmesi” ile 19.12.2000 tarihli “asansör bakım sözleşmesi” başlıklı ve adi yazılı şekilde düzenlenmiş ve BK’nın 355. maddesi hükmünde tanımlandığı üzere; niteliklerince, birer eser sözleşmesi olan bu sözleşmeleri davacı yan yüklenici; davalı taraf ise, iş sahibi sıfatları ile imzalamışlardır. 29.12.2000 tarihli ve 23 numaralı fatura, davacı şirket tarafından iki adet asansörün makine kumanda ve tesisatlarının modernizasyonu ile değişim bedeline; 01.11.2001 tarihli fatura iki adet asansörün modernizasyon işi kapsamında yapılmış olan ilave işlerin bedeline, diğer iki fatura ise bakım işi bedeline ilişkin olarak düzenlenmiştir. 7.148,44 TL tutarlı ve 9997 sıra numaralı faturada gösterilen bedel, sözleşme dışı; diğer faturalar ise, sözleşme kapsamındaki işlere ilişkin olarak düzenlenmiştir.
Sözleşme dışı işlere sözleşme hükümleri uygulanamayacağından, bu nitelikteki işlerin bedelinin, BK’nın 413 ve izleyen maddeleri ve vekâletsiz iş görme kurallarına göre işin yapıldığı zamandaki serbest piyasa fiyatları esas alınarak bilirkişi aracılığı ile yaptırılacak inceleme sonucu mahkemece belirlenmesi gerekir ise de; somut olayda, davalı tarafından dava dışı Tasfiye Halinde Türkiye Emlak Bankası A.Ş. ve Alfa Asansör San. ve Tic. A.Ş. hakkında Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesine açılan ve 2001/298 E-2007/691 K. sayılı kesinleşen hükümle sonuçlanan davada (davacı sıfatıyla) davalı tarafından 01.11.2001 tarihli ve 7.148,44 TL tutarlı sözleşme dışı iş bedelinin tahsili amacıyla düzenlenen fatura dayanak alındığından 7.148,44 TL tutarlı faturanın davacı tarafından davalıya tebliğ edilmiş olduğunun kabulü gerekir. TTK’nın 23. maddesinde öngörülen (8) günlük süresi içinde de davalı tarafından fatura kapsamına itiraz edilmediği gibi; toplanan deliller ve bu kapsamda bilirkişi raporları değerlendirildiğinde de; faturada gösterilen sözleşme dışı işlerin davacı tarafından yapılarak iş sahibi davalıya teslim edilmiş olduğu sonucuna varılmaktadır. Bu sebeplerle, 7.148,44 TL tutarlı fatura kapsamı kesinleşmiş olduğundan BK’nın 413 ve takip eden maddeleri hükümlerine göre sözleşme dışı iş bedelinin belirlenmesine gerek bulunmamaktadır. Mahkemece de kabul edildiği gibi, dava ve takibe dayanak alınan diğer fatura bedelleri ile ilgili davalının kabul edilebilir bir itirazı da bulunmadığına göre takip konusu 8.954,67 TL asıl alacak üzerinden davalının vâki izirazının iptâline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte belirtilen nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan sebeplerle diğer temyiz itirazlarının kabulü ve kararın davacı yararına BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil olduğundan 625,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 58,90 TL Yargıtay başvurma bakiye harcının temyiz eden davacıdan, 113,60 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 23.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.