Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/916 E. 2010/2826 K. 13.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/916
KARAR NO : 2010/2826
KARAR TARİHİ : 13.05.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve sayılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat … … Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava itirazın iptâli, icra takibinin devamı, icra inkâr tazminatı istemleriyle açılmış, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı şirketten satın aldığı aracı dava dışı … İletişim A.Ş.ye kiraya verdiğini, aracın bir yıllık garanti süresi içinde kaza geçirdiğini, onarımının yapılması için davalı şirkete teslim edildiğini, davalı şirketin onarımı normal sürenin çok üzerinde bir zamanda yaptığını, bu süre içerisinde … İletişim A.Ş.ye araç temin ettiklerini, bu nedenle araç temin edilen şirkete ödemeler yapmak zorunda kaldıklarını, bu ödemelere karşılık araç temin edilen şirketten üç adet fatura aldıklarını, fatura tutarları toplamı olan 17.763,53 TL’nin zararlarını oluşturduğunu, bu zararın tazmini için faturalara dayanarak … İcra Müdürlüğü’nün 2002/1699 sayılı takip dosyasıyla icra takibine giriştiklerini, davalı tarafın itirazı üzerine icra takibinin durduğunu belirterek, itirazın iptâlini, icra takibinin devamını ve icra inkâr tazminatının karar altına alınmasını istemiştir.
Davalı vekili yurtdışından parça getirildiğini, ekspertiz raporunun 06.09.2001 tarihli olduğunu, onarımın normal sürede yapıldığını, gecikme sözkonusu olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davalı şirketin savunmaları ve bilirkişi raporu dikkate alınarak davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki 28.06.2001 tarihli Filo Sözleşmesinin “Genel Açıklamalar” bölümünde, davalının filo araçlarının bakım ve onarımları için öncelik tanıyacağı, ayrıca bayi olan davalının davacı şirketin araç parkını gözönüne alarak bir stok bulundurulacağı düzenlemelerine yer verilmiştir. Ayrıca sözleşmenin “Başvuru ve İşlem” başlıklı 3.3 maddesinde aracın standart sürelerde müşteriye teslim edileceği kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin yukarıda açıklanan hükümleri dikkate alındığında, onarımın gecikmesi durumunda davalı şirketin doğacak zarardan sorumlu olacağı sonucuna varılmaktadır. Bu düzenlemelere göre parçanın yurtdışından getirilmesi davalı şirkete onarım süresini uzatma hakkı vermeyecektir. Bu durumda davalı şirket tarafından aracın onarımına başlanabileceği tarihin belirlenmesi, bu tarihe normal onarım süresinin eklenmesi, bulunacak tarih ile aracın davacı şirkete teslim edildiği 31.10.2001 tarihi arasındaki süre içinde davacı şirketin uğradığı zarar varsa karar altına alınması gerekir. Mahkemece bu durum dikkate alınmaksızın, bilirkişi raporundaki değerlendirmeye bağlı kalınarak, gerekli araştırma ve değerlendirmeler yapılıp, bilirkişilerden ek rapor alınmadan davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Davacı şirketin zararı hesaplanırken, yukarıda belirtilen kurala göre belirlenecek davalı şirketin sorumlu olacağı süre içerisinde, dava dışı şirketten temin ettiği araca ödediği bedelle dava dışı … İletişim Anonim Şirketinden tahsil ettiği kira bedeli arasındaki farkın belirlenmesi, davacı şirketin fazla ödemesi varsa bu miktarın davacı şirketin zararı olarak karar altına alınması gerekir.
Mahkemece yukarıda açıklanan değerlendirme ve araştırma yapılmadan bu konularda bilirkişilerden ek rapor alınmadan ve davacı şirketin zararı olup olmadığı belirlenmeden, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı şirket yararına BOZULMASINA, 750,00 TL vekâlet ücretinin davalı şirketten alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacı şirkete verilmesine, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 13.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.