Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/1183 E. 2010/821 K. 15.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1183
KARAR NO : 2010/821
KARAR TARİHİ : 15.02.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R
Dava, İİK’nın 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, icra takibine takip borçlusu davalının vâki itirazının iptâli istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ve verilen karar davacı vekillerince temyiz edilmiştir.
Aydın 1. İcra Müdürlüğü’nün 2008/70 takip sayılı dosyası kapsamından; davacının davalı hakkında adî takip yoluyla başlatmış olduğu icra takibinde, 11.585,49 TL asıl alacak ve 1.587,14 TL işlemiş temerrüt faizinin tahsilinin istendiği, takip borçlusu davalının süresindeki itirazı sonucu takibin durduğu anlaşıldığı gibi; takip konusu asıl alacak üzerinden davalının itirazının iptâli istemiyle açılan davanın da süresinde açıldığı saptanmış bulunmaktadır.
Davacı vekilleri, taraflar arasında 21.11.2006 tarihli ve “inşaat sözleşmesi” başlıklı adî yazılı sözleşme yapıldığını; bu sözleşmeyle yükümlendiği edimleri kapsamında bulunmadığı halde, davacının yapı ruhsatı yenilemesi için 10.000,00 TL ödediğini ve ayrıca sözleşmenin kurulmasından önceki su harcamaları sebebiyle Aydın Belediyesi’ne 1.585,49 TL tutarında ödemede bulunduğunu ve davalı kooperatifin adına yapılan bu ödemelerin kooperatif tarafından kendisine ödemediğini ileri sürerek, ödeme belgeleri fotokopilerini dosya kapsamına sunmuş bulunmaktadırlar. Mahkemece, davacının sunduğu deliller değerlendirilmediği gibi, davalı tarafından sunulan delil listesinde gösterilen deliller de toplanmadan ve gerekli araştırma ve soruşturma yapılmadan davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa 3194 Sayılı İmar Kanunu’nun 22. maddesi gereğince, yapı ruhsatı alınması ya da yapı ruhsatının yenilenmesi iş-arsa sahibine ait bir yükümlülüktür. Ancak, yanlar arasındaki sözleşmede yapı ruhsatı alımı ya da yenilenmesi işlemlerinin yapılması ve giderinin yüklenici tarafından karşılanması kararlaştırılabilir. Yanlar arasındaki sözleşme incelendiğinde ise, sözü edilen yükümlülüğün davacı yükleniciye ait olduğuna dair bir hükmün bulunmadığı görülmektedir. O halde, davacı yüklenici, davalı adına ruhsat yenilemesiyle ilgili yapılması gereken zorunlu harcamaları yaptığını yasal delilerle kanıtlaması durumunda, Borçlar Kanunu’nun 410 ve izleyen maddeleri gereğince ve vekâletsiz işgörme kuralları uyarınca harcamalarını davalıdan isteyebilir. Yine, aynı hukuksal sebeple, kullanmadığı halde, davalı adına ödediği su bedelinin davalıdan tahsilini de talep edebilir.
Yukarıda açıklanan hukuksal sebeplerle, mahkemece yapılacak iş; iddia ve savunma doğrultusunda tarafların delillerinin sorulup tespitiyle, belge asıllarının istenmesi ve belgelerde imzası bulunan şahsın gerektiğinde tanık olarak bilgisinin alınması ve Aydın Belediyesi Sular İdaresi’nden ödemeyi gösterir su faturasının hangi aylara ait olduğunun sorulup tespiti suretiyle; toplanan tüm deliller değerlendirilerek varılacak sonuca göre yanlar arasındaki uyuşmazlık çözümlenmelidir. Eksik araştırma ve soruşturma ile karar verilemez.
Açıklanan nedenlerle karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan sebeplerle, davacı vekillerinin temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davacı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 15.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi