Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/7459 E. 2010/14451 K. 01.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7459
KARAR NO : 2010/14451
KARAR TARİHİ : 01.11.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı müteahhit …’ün dava dışı … …’e ait taşınmaz üzerinde inşaat yapmak üzere bu kişi ile taşınmaz mal satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalamış olduğunu, bu sözleşme gereğince davalı müteahhitin kendisine düşmesi gereken 1.Kat 2 no’lu daireyi kendisine sattığını ancak tapu verilemediğinden harici sözleşme yapıldığını, taşınmazın en geç 31/03/2003 tarihinde teslim edileceğinin aksi taktirde geciken her ay için 500.-DM gecikme cezası uygulanacağının kararlaştırıldığını, daha sonra inşaat henüz bitmeden davalı müteahhitin davacıya 4.kat 5 nolu daireyi ile önceden satmış olduğu 1.kat 2 nolu daireyi takas yapmayı teklif ettiğini ve davacı tarafından üste 22.000,00.-TL verilerek takasın yapıldığını ancak taşınmazın belirtilen sürede teslim edilemediğini bunun üzerine davalıya ihtarname gönderildiğini ancak inşaatın yine teslim edilmediğini ve cezai şartında ödenmediğini belirterek, sözleşme gereğince 14 aylık gecikme bedeli olan 7.000.-DM karşılığı 6.300,00.-TL ile eksik bırakılan işler bedeli 2.203,10.-TL ile tespit giderleri olmak üzere toplam 8.826,90.-TL.nin ait olduğu aylardan itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı; Davanın 5 yıllık zaman aşımı süresine tabi olduğunu ve bu süreninde dolmuş olduğunu ayrıca esas yönünden ise gecikme için ceza konulan dairenin dava konusu daire olmadığını bu durumun dosyaya sunulan sözleşmelerden de anlaşılabileceğini, yaptığı yapıda herhangi bir eksiklik olmadığını, aksine bazı yerlerindeki değişikliklerin davacının isteği ile yapıldığını, davacının istemi ile yapılan değişikliklere ilişkin davacının fark ödemesi gerekirken bunu ödemediğini, davacının ihtirazı kayıt ileri sürmeksizin dava konusu daireyi teslim aldığını, bu nedenle cezai şart istem hakkının düşmüş olduğunu, inşaatta gecikme olmadığını çünkü inşaatın bulunduğu yerin oteller bölgesi olduğunu ve burada yılın bir çok zamanında inşaat yasaklarının bulunduğunu, ayrıca davacının alması gereken mermerleri uzunca bir süre almadığından kendisi tarafından alınmak zorunda kalındığını, davacının kendi kusuru ile inşaat süresini uzattığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, Davanın kısmen kabulü ile 1.150,00.-TL eksik … bedeli ile 14 aylık cezai şart bedeli 6.300,00.-TL.nin 26/06/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1)4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacı ile davalı arasında 4077 sayılı yasada tanımlanan şekilde satış sözleşmesi ilişkisi bulunduğu anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunu uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Davalı Müteahhidin dava dışı arsa sahibi ile yaptığı Kat Karşılığı inşaat Sözleşmesinden payına düşen dairenin davacı alıcıya satımına ilişkin olup, anılan satış sözleşmesi Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Davalı tarafından temyiz olunan kararın 1. bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA, 2. bentte gösterilen nedenle davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin alınan 100.50 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 1.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.