YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11497
KARAR NO : 2013/13507
KARAR TARİHİ : 04.06.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin işverence geçerli sebebe dayanılmaksızın feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve müvekkilinin işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, 2008 yılının Eylül ayından itibaren baş gösteren ekonomik kriz sebebiyle müvekkili firmanda üretimin önemli ölçüde azaltıldığını, bunun sonucu olarak satış rakamlarının da geçmiş seneler ile mukayeseli olarak azaldığını, ekonomik krizin etkisinden kurtulabilmek için işçilere ücretli izin verildiğini, taşeron giderlerinin azaltıldığını tüm bunlara rağmen krizin aşılamaması üzerine son çare olarak olarak bazı işçilerin iş sözleşmesinin geçerli sebeple feshedildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan ilk yargılama sonucunda; taraflar arasındaki iş sözleşmesinin, davalı işverence geçerli sebebe dayanılmaksızın feshedildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. İlgili karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ve yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 2011/1509 esas 2011/3665 karar sayılı ve 31/10/2011 tarihli kararı ile tek makine mühendisi bilirkişi marifetiyle alınan bilirkişi raporunun yetersiz olduğu endüstri mühendisi, işletme iktisadı uzmanı ve mali müşavir marifetiyle keşif icrası ile şirket mali ve ticari kayıtları, personel giriş ve çıkış kayıtları, sermayesi ve öz varlıkları, borçları ve alacakları, satış ve üretim değerleri yani mali bilançosu ve defterlerin incelendikten sonra alınacak rapora göre değerlendirme yapılması gerektiği belirtilerek bozulmuştur.
Mahkeme bozma ilamına uyulmasına karar verdikten sonra işyerinde bozma ilamı doğrultusunda oluşturulan bilirkişi heyeti ile birlikte keşif icra etmiş ve yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davalı şirket ekonomik krizden etkilenmiş ise de işveren tarafından kısa çalışma ödeneği başvurusu yahut ücretsiz izin kullandırma gibi tedbirlere başvurmaksızın işçi çıkarılmasına gidildiği, feshe son çare olarak başvurulmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
İşletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan sebepler; sürüm ve satış imkanlarının azalması, talep ve sipariş azalması, enerji sıkıntısı, ülkede yaşanan ekonomik kriz, piyasada genel durgunluk, dış pazar kaybı, ham madde sıkıntısı gibi işin sürdürülmesini imkansız hale getiren işyeri dışından kaynaklanan sebeplerle yeni çalışma yöntemlerinin uygulanması, işyerinin daraltılması, yeni teknolojinin uygulanması, işyerinin bazı bölümlerinin kapatılması ve bazı iş türlerinin kaldırılması gibi işyeri içi sebeplerdir.
İşletmenin, işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan sebeplerle sözleşmeyi feshetmek isteyen işverenin fesihten önce fazla çalışmaları kaldırmak, işçinin rızası ile çalışma süresini kısaltmak ve bunun için mümkün olduğu ölçüde esnek çalışma şekillerini geliştirmek, işi zamana yaymak, işçileri başka işlerde çalıştırmak, işçiyi yeniden eğiterek sorunu aşmak gibi varsa fesihten kaçınma imkanlarını kullanması, kısaca feshe son çare olarak bakması gerekir.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Somut uyuşmazlıkta; bozma ilamı sonrasında düzenlenen bilirkişi heyeti raporunda, davalı firmanın 2008 yılı Kasım ayı itibari ile ekonomik krizden önemli ölçüde etkilendiği, üretimin azaldığı, krizin uzun periyodu ve firma etkileri baz alındığında dışsal sebeplere dayandığı, işyerinde siparişlerin ve üretimin azaldığı, satış iskontolarının arttığı, 2008 yılı Aralık ve Ocak aylarında bir kısım makinelerin kapatıldığı ve atıl işçilerin çoğaldığı, firmanın vardiya sayısını azaltmak, yıllık izin kullandırmak, fazla çalışmaları kaldırmak, kısa vadeli kredi çekmek gibi bir takım önlemlere başvurduğu belirlenmiştir.
Bu durumda, işyerinde ekonomik krizin varlığı bilirkişi raporu içeriği ile sabittir. İşveren tarafından fesih sonrasında işyerine yeni işçi alımı yapılmamış ve fesihle çelişen uygulamalara girilmeyerek tutarlılık ilkesine uygun hakaret edilmiştir. Sadece kısa çalışma ödeneği başvurusu yapılmaması veya ücretsiz izin kullandırma tedbirine başvurmamış olması sebebi ile feshin geçersiz sayılması isabetsizdir. Fesih geçerli sebebe dayanmaktadır.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 820,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.320,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 04.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.