Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/12421 E. 2013/12417 K. 27.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12421
KARAR NO : 2013/12417
KARAR TARİHİ : 27.05.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, fazla mesai ücreti ve yol ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı İlkim Rekl. Tic. Ltd. Şti. ve PTT Genel Müdürlüğü avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, fazla mesai, yol ücreti ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı PTT Genel Müdürülüğü, davacının kendi işçileri olmadığını, fazla mesai koşulları bulunmadığını ve yol ücretinin yüklenici firma tarafından karşılanması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı İlkim Organizasyon Nakliyat Reklamcılık ve Tic Ltd. Şti. vekili, yol giderlerinin ihtirazi kayıtsız imzalanan bordrolarla ödendiğini, posta dağıtıcılarının mesaisinin 16:00’da bittiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bilirkişi hesaplamaları doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm, davalılar PTT Genel Müdürlüğü vekili ve İlkim Org. Nak. Rek. Ltd. Şti. tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda fazla mesai ücreti konusunda hesap yapılırken davacı ile menfaat birliktelikleri olan tanık anlatımları dikkate alınmıştır. Mahkemece fazla çalışma konusunda sadece bu tanık anlatımına dayanılarak hüküm kurulması hatalıdır. Oysa çalışmanın geçtiği yer resmi kurum olup, alt işverene verilen, posta tekeli dışında kalan gönderilerin ayrımı, dağıtılması ve taşınması işlerinin yazılı usul ve esaslara göre yapılması gerektiği açıktır. Fazla mesai alacağı belirlenirken her ayın 11-25 günleri arasında fatura, kablolu TV vb ödemleri sebebiyle saat 21.00’a kadar çalışma esas alınarak hesaplama yapılmıştır. Mahkemece, mutad olarak her ayın 11. ve 25. günleri arasında çalışmanın yoğunluklu olarak geçmesini gerektirecek kadar, dağıtılması gereken gönderi olup olmadığının belirlenebilmesi için ay be ay kayıtlar PTT’den istenerek incelenmeli, varsa işyerine giriş ve çıkış saatlerini gösteren işyeri kayıtları ile puantajlar getirtilmeli, teknik şartnamelerde gözetilerek posta dağıtım elemanlarının günlük çalışma programlarının nasıl belirlendiği ve programın gerçekleştirilmesinin fazla çalışmayı gerektirip gerektirmediği kuşkuya yer vermeyecek şekilde uzman bilirkişi aracılığı ile belirlenerek sonucuna göre karar verilmelidir.
3-Davacı ile davalılar davacının genel tatil ücretine hak kazanıp kazanmadığı konusunda da uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacının çalıştığı tüm dönem için genel tatil ücreti alacağı hüküm altına alınmıştır. Karara esas alınan bilirkişi raporunda tanık anlatımları ve puantaj kayıtlarına göre hesaplama yapıldığı belirtilmişse de rapor denetime açık değildir. Tüm çalışma dönemine ilişkin puantajlar dosya arasına alınmalı, teknik şartnamedeki düzenleme ve dosya içeriği birlikte değerlendirilerek davacının genel tatil günlerinde çalışıp çalışmadığı denetime açık bilirkişi raporu ile açıklığa kavuşturulmalıdır.
4-Taraflar arasındaki diğer uyuşmazlık davacının yol gideri alacağı bulunup bulunmadığı konusundadır.
Dosya içeriğine göre, davacı çalıştığı süre boyunca günlük dört tam otobüs bileti kullandığını iddia ederken davalı yol giderlerinin ihtirazi kayıtsız imzalanan bordrolarla ödendiğini savunmuştur. Mahkemece tanık anlatımları esas alınarak günlük dört tam otobüs bileti ücreti hüküm altına alınmıştır. Teknik şartnamede yol giderlerinin işçiye nakdi olarak ödenerek, bordrolarda gösterileceği düzenlenmiştir. Dosyada mevcut olan bordroda sosyal yardım ödemesi yer almaktadır. Mahkemece, talep konusu tüm döneme ilişkin bordrolar dosya arasına aldıktan sonra , bordrolarda ödendiği görülen sosyal yardımın içeriği açıklığa kavuşturulmalı, davacı posta dağıtım elemanlarının belediye otobüslerinden ücretsiz yararlanıp yararlanmadığı araştırılmalı ve tüm dosya içeriği ile birlikte değerlendirerek uzman bilirkişiden rapor alınıp sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.