YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5872
KARAR NO : 2010/1097
KARAR TARİHİ : 02.02.2010
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat Bayla Boşta akpınar ile Necmettin Sağın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirket ile imzalamış olduğu 11.4.2000 tarihli sözleşme ile davalı şirket tarafından inşa edilen … MY …, A 3 Blok, K.11, 48 no’lu daireyi satın aldığını, ortak alanlar dahilinde bulunan otopark, spor alanları ve sosyal tesislerle birlikte davalı tarafından tamamlanarak teslim edilecek site ve dairenin özelliklerinin sözleşmede, reklam ve ilanlarda ve internet sitesinde belirtildiğini, dairenin 2000 yılı Kasım ayında teslim edilmesi gerekirken 2001 yılı şubat ayında teslim edildiğini, ancak taahhüt edildiği halde, hiç yapılmayan veya eksik yapılan işlerin bulunduğunu, eksik işler bedeli kadar satış bedelinden indirim yapılması gerektiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 25.000.000.000 TL’nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, sözleşme gereğince yapılması gereken tüm işlerin yapıldığını, sadece yapılması firmanın insiyatifinde olmayan bazı işlerin yapılamadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 27.6.2008 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne, 20.000.000.000 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin
kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, davalı şirketten satın alınan dairenin bulunduğu sitede reklam ve ilanlarda taahhüt edildiği halde hiç yapılmayan ya da eksik, farklı veya siteye ait mülkiyet alanı içinde yapılması gerekirken, site dışında yapılan işler nedeniyle satış bedelinin indirilmesi talebine ilişkin olup, satış bedelinden indirilecek miktarın tespitinde, doktrinde, “mutlak metod”, “nisbi metod” ve “tazminat metodu” adıyla bilinen değişik görüşler mevcutsa da, gerek Dairemiz gerekse Yargıtay tarafından öteden beri uygulanan “nispi metod” olarak adlandırılan hesaplama yöntemi benimsenmektedir. (Bkz. 13.HD. T.26.12.1997, E.1997/7580; K.1991/10870) Bu metoda göre satış tarihi itibariyle satılanın, ayıpsız ve ayıplı değerleri arasındaki oranın, satış bedeline yansıma miktarı belirlenmektedir. Başka bir ifade ile satılanın, tarafların kararlaştırdıkları satış bedeli gözetilmeksizin, satış tarihi itibariyle gerçek ayıpsız rayiç değeri ile, mevcut ayıplı haldeki rayiç değeri ayrı ayrı belirlenerek, bu iki değerin birbirine bölünmesi suretiyle elde edilecek oran, satış bedeline uygulanmaktadır. Somut olayda da, dava konusu dairenin 11.4.2000 tarihinde satın alındığı gözetilerek, satış bedelinden indirilmesi gereken miktarın bu metoda göre belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gereklidir. O halde mahkemece bilirkişi kurulundan ek rapor alınmak suretiyle, satış tarihi olan 11.4.2000 tarihi itibariyle dairenin bulunduğu sitede reklam ve ilanlarda taahhüt edilen sosyal ve sportif tesislerin yapılmış olması durumundaki rayiç değeri ile (ayıpsız değer), dairenin halihazırdaki durumundaki hiç yapılmayan ya da eksik, farklı veya siteye ait mülkiyet alanı içinde yapılması gerekirken, site dışında yapılan işler nedeniyle rayiç değeri (ayıplı değer), ayrı ayrı belirlenmeli, belirlenecek bu miktarlar birbirine oranlanmalı, tespit edilecek bu oran da satış bedeline uygulanarak, satış bedelinden indirilmesi gereken miktar bu şekilde belirlenmelidir. Açıklanan husus gözardı edilerek, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: 1. bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün, temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 750,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halide iadesine, 2.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.