Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/908 E. 2012/15406 K. 24.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/908
KARAR NO : 2012/15406
KARAR TARİHİ : 24.09.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarından doğan işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere, göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava hizmet tespiti talebi ile açılmıştır.
Mahkemece davacıların hizmet tespiti istemleri atiye terk edildiğinden karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiş ve davalı Kurum lehine vekalet ücretine karar verilmemiş, karar süresinde davalı taraf vekilince temyiz edilmiştir.
Yerel Mahkeme kararı aşağıda açıklanan nedenlerle hatalı olmuştur.
Davacı taraf 22.6.2010 tarihli duruşmada hizmet tespitine ilişkin olarak açtığı davasını atiye terk ettiğini bildirmiş ve mahkemece davanın atiye bırakılması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Davacı taraf maddi tazminat ile ilgili olarak açtığı davasını atiye terk ettiğini bildirdiği duruşmada davalı taraf hazır bulunduğu halde davayı kendisinin takip edeceğini beyan etmemiştir. Yasada davanın atiye terkine ilişkin bir düzenleme bulunmayıp yapılan işlem davanın takipsiz bırakıldığının açıklanmasına ilişkindir. Davanın takipsiz bırakılması halinde yapılması gerekenler ise HUMK 409. maddesinde düzenlenmiş olup anılan madde gereğince dosyanın işlemden kaldırılması ve üç ay içerisinde davanın yenilenmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekir.
Somut olayda ise 28/10/2010 karar tarihinde, davanın takipsiz bırakıldığı 09/04/2010 tarihinden itibaren yasada öngörülen üç aylık yenileme süresinin geçtiği ortadadır.
Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuksal olgular dikkate alınmadan davanın takipsiz bırakılmasından sonra karar tarihine kadar üç aylık süre dolmuş olmasına rağmen davanın açılmamış sayılmasına ve davalı kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu hususlar göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı avukatlık ücreti yönünden düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 1 numaralı bendi silinerek yerine,
“1-Açılan hizmet tespiti davasının taraflarca takip edilmediği ve yasal süre içinde yenilenmediği anlaşıldığından HUMK 409.maddesi uyarınca Açılmamış sayılmasına
-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereği yerine getirilmesinden sonra karar verilmesi nedeniyle 1.200,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı Kuruma ödenmesine, ” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 24/09/2012 gününde oybirliğiyle ile karar verildi.