YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1752
KARAR NO : 2010/12898
KARAR TARİHİ : 11.10.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı; Davalıların aynı hukuk bürosunda çalışan Avukatlar olup, eşi ile kayınvalidesi ve baldızının avukatı olarak görev yaptıklarını, davalıların vekillik görevlerinden azledilmeleri üzerine Avukatlık ücreti alacakları bulunduğu gerekçesi ile adı geçen kişiler hakkında icra takibi başlattıkların, Fatih 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/417 E. sayılı dosyası ile yapılan yargılama sonucunda itirazın kısmen iptaline karar verildiğini, karar henüz kesinleşmeden Fatih 2. İcra Müdürlüğünün 2007/8923 Esas sayılı dosyası ile kendisi ve kayınvalidesi ile diğer borçluların evlerine hacze gidildiğini, kendisinin haciz baskısı altında 9.500 TL ödeme yaptığını, daha sonra Fatih 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/417 E. sayılı dosyasından verilen kararın dosyanın davalıları olan akrabaları tarafından tehiri icra talepli olarak temyiz edildiğini, Yargıtay’dan tehiri icra kararı getirilmesine karar verildiğini, paranın iadesi için Noter kanalıyla ihtarname gönderdiğini, ancak gönderilen ihtarnameye rağmen paranın iade edilmemesi üzerine davalılar hakkında Beyoğlu 4. İcra Müdürlüğünün 2009/3694 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını fakat haksız yere tiraz edildiğini belirterek, icra takibine yaptıkları itirazların iptaline, takibin devamına, davalıların %40 icra inkar tazminatı ile mahkum edilmelerine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar; Davacının kayınvalidesinin evine hacze gidildiğinde, davalının karısının, kayınvalidesinin ve
2010/1752-12898
baldızının borcuna mahsuben aynı gün kısmi ödeme yaptığını, ödemenin nedensiz olmadığını, yapılan ödemenin icra dosyasına bildirildiğini ve harcın ödendiğini ve serbest meslek makbuzu kesildiğini belirterek, davanın reddi ile takipte haksız ve kötü niyetli olan davacının %70 oranında icra inkar tazminatı ile mahkum edilmesine karar verilmesini dilemişlerdir.
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; Davanın Reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından, temyiz edilmiştir.
1-Davacı, eşi aleyhine girişilen ilama dayalı icra takibi sebebiyle ve evinde yapılan haciz sırasında 9.500 TL. Ödeme yaptığını, daha sonra tehiri icra talepli olarak ilamın temyiz edildiğini ve mehil belgesi verildiğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Eşinin aleyhinde icra takibi yapılan davacının bu sırada takip konusu borcu ödediğine göre rızai olarak bir ödeme yaptığı söylenemez. Mahkeme ilamının henüz kesinleşmeden ve tehiri icra kararı alınmasına fırsat verilmeden kararın infaz edildiğini anlaşılmaktadır. Bu durumda Fatih 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/417 E. Sayılı dava dosyasının sonucunun beklenerek hüküm tesis edilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre, davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,
SONUÇ:Yukarıda 1.bentte açıklanan neden ile, davacının temyiz itirazının Kabulü ile temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 2.bentte açıklanan neden ile Davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 17.15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 11.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.