YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10845
KARAR NO : 2010/2217
KARAR TARİHİ : 23.02.2010
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, yoldan geçen yüksek araçların takılması nedeniyle evlerine gelen elektrik şebekesinin bağlantısının değiştirilmesi için davalıya müracaat ettiklerini, davalı şirket yetkililerinin, elektrik sayacının dışarı alınması durumunda bağlantıyı yapacaklarını belirtmelerine rağmen, uzun süre elektriğin bağlanmadığını, izinsiz olarak bağlantıyı kendilerinin yapmak zorunda kaldıklarını, ancak bu nedenle kaçak elektrik kullanmaktan dolayı cezalandırıldıklarını, maddi manevi zarara uğradıklarını ileri sürerek, davacılardan … için 746,72 YTL maddi, her bir davacı için de ayrı ayrı 7.500 YTL manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, kaçak elektrik kullanımı ile ilgili davalarda tüketici mahkemesinin görevli olmadığı belirtilerek mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 2. maddesinde “Bu kanunun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiş, yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacı … (alıcı) ile davalı (satıcı) arasındaki “elektrik enerjisi” satımına ilişkin abonelik sözleşmesi nedeniyle, taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır. Abonelik sözleşmesinin bulunması nedeniyle, davanın kaçak elektrik kullanımından kaynaklanmış olması da bu sonucu değiştirmez. O halde taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevli olup, mahkemece işin esasının incelenmesi gerekirken yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün, yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 23.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.