Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/16193 E. 2010/9618 K. 15.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/16193
KARAR NO : 2010/9618
KARAR TARİHİ : 15.02.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, babası murisin sağlığında 1181 parsel numaralı taşınmaz üzerine kayıt maliki babasının ve diğer kardeşlerinin izni ve muvafakati ile evler yaptığını, babasının ölümü ile taşınmazı kardeşlerin ile aralarında taksim ettiklerini ve yaptığı evlerin üzerinde bulunduğu kısmın 2022 parsel numarası adı altında davalılarını murisi kardeşi … adına tescil edeldiğini, evlerin bulunduğu kısımda yapıldığı tarihten beri kendisinin zilyet olduğunu, yapıların değerinin kapladığı alandan daha değerli olduğunu, ileri sürerek yapıların bulunduğu kısmın ayrı bir parsel numarası ile kendi adına tesclini istemiş, 11.9.2008 tarihli ıslah dilekçesi ilede yapıların bedeli olan 22.401.00 TL’nın ödetilmesini talep etmiştir.
Davalılar, zamanaşımı süresinin dolduğunu savunarak davanını reddini dilemişlerdir.
Mahkemece; 22.401.00 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların aşağıdak bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı dava dilekçesinde, yapıların bulunduğu alanın adına tescilini istemiş, ıslah dilekçesi ilede bedelin ödetilmesi talebinde bulunmuştur. Davacının gerek dava dilekçesinde ve gerekse ıslah dilekçesinde faiz talebide bulunmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece davacının faiz talebi olmamasına rağmen hükmedilen bedele faiz yürütülmüş olup, bu husus usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Ne varki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/7.maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca mahkeme kararının birinci fıkrasında yer alan (dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte) sözlerinin karardan çırakrtılmasına, hükmün bu değiştirilmiş ve düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 29.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.