YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7913
KARAR NO : 2010/13367
KARAR TARİHİ : 18.10.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın görev yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı; Davalı …’den noterce düzenlenen Gayrimenkul Satış Vaadi sözleşmesi ile taşınmaz satın aldığını, satış bedelini nakden ödediğini, davalının da kendisine sattığı daireyi dava dışı müteahhit Sedat Kenan’dan aynı şekilde satın almış olduğunu, dava dışı müteahhit ile yine dava dışı arsa sahibi arasında anlaşmazlık çıkınca arsa sahibinin … 5.Asliye Hukuk Mahkemesinde 2001/111 Esas sayılı sözleşmenin feshi davasını açtığını ve mahkemece sözleşmenin feshine ve binanın yıkımına karar verilmiş olduğunu bu nedenle davalı tarafından sözleşmenin gereğinin yerine getirilme imkanı kalmadığını belirterek, dairenin dava tarihindeki değerinin tespiti ile fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000 TL’nin tahsilini istemiştir. Davalı; davaya cevap vermemiş, duruşmalara da katılmamıştır.
Mahkemece, davaya bakmak tüketici mahkemesinin görevi içinde kaldığından görevsizlik kararı verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.
4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar.
Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut olay değerlendirildiğinde, Davacı ve davalı arasındaki Gayrimenkul Satış Vaadi sözleşmesini dayalı akti ilişkide, davalının “yüklenici” sıfatının bulunmadığı, bu halde davalının 4077 sayılı kanun kapsamında “satıcı” olarak nitelendirilemeyeceği anlaşılmaktadır. Bu halde dava konusu Tüketici Mahkemelerinin görev alanına girmemekte olup, davaya bakmaya genel mahkemeler görevlidir. Mahkemece genel mahkeme sıfatıyla işin esasına girilerek hüküm tesisi gerekirken yazılı şekilde “Dava dilekçesinin görev yönünden Reddine” karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan neden ile temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 17.15. TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 18.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.