YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15099
KARAR NO : 2013/15453
KARAR TARİHİ : 25.06.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar, kötüniyet, manevi tazminat ve fazla mesai alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, iş sözleşmesinin haklı bir neden olmaksızın işveren tarafından feshedildiğini ileri sürerek, davalıdan kıdem – ihbar tazminatı, kötü niyet tazminatı, manevi tazminat ile fazla mesai alacağının ödetilmesini istemiştir.
Davalılar ise, davacının işyerinde grup oluşturarak kurum içinde özürlülüre ait görüntüler alıp, fotoğraf çekip CD’ye kaydederek üçüncü kişilere menfaat karşılığı vererek, kurumu kapattırma çabalarının olduğunun anlaşıldığını, bunun üzerine iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, fesih gerekçesinin doğruluğu işveren tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının kötüniyet tazminatına hak kazanıp kazanmadığıdır.
Kötüniyet tazminatı ancak belirsiz süreli sözleşmelerde söz konusu olabilir. Kötüniyet tazminatının başlıca şartı, işçinin iş güvencesi kapsamında kalmamasıdır. Yani otuzdan az sayıda işçinin çalıştığı işyerinde çalışan veya otuzdan fazla işçinin çalıştığı işyerinde çalışmakla birlikte altı aydan az hizmeti bulunan işçiler kötü niyet tazminatı talep edebilir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının altı ayı aşan hizmet süresi bulunduğu gibi, davalı işyerinde otuzdan fazla işçi çalıştığı anlaşılmaktadır. Davacı işçi iş güvencesi kapsamında kaldığından, iş sözleşmesi kötüniyetle feshedilse dahi, kötüniyet tazminatına hak kazanamaz.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, kötüniyet tazminatının reddine karar verilmelidir.
3-Taraflar arasındaki bir diğer uyuşmazlık, hükmedilen manevi tazminat miktarın fahiş olup olmadığıdır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden davalı işverence, davacı hakkında asılsız ihbarda bulunulmasından dolayı, jandarma görevlileri tarafından göz altına alındığı ve cep telefonun incelendiği anlaşılmaktadır. Davacının statüsü ve isnat edilen suçlamalar dikkate alındığında, manen elem ve üzüntü duyduğunun kabulü ile manevi tazminata hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de, takdir edilen tazminat miktarı fahiş görülmüştür. Mahkemece daha uygun oranda manevi tazminat takdir edilerek hüküm altına alınmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, 25.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.